plazma - amatör bilgisayar kültürü

7d7 Parti Raporu

Emirhan 'Ragnor' Bayyurt

Şekil 1.

1. Giriş

Partiye gideceğim belli olduktan sonra Ankara tayfası ile iletişime geçmeye çalıştım ama sadece Tesla'yı bulabildim. Kötü haber, biletleri almışlardı. Ama ondan detayları öğrenip, ertesi gün ben de bir tren bileti aldım. Aynı vagon olmayacaktı belki ama, aynı tren ile İstanbul'a gidecektik. Akşam, buluşma yeri olan Dost Kitabevi'nin önünde toplanıp, tren garına gittik. Kadro Anesthetic, Scg, Flexi, Flexi'nin kardeşi ve benden oluşuyordu. Tesla ve arkadaşı Dağhan bizimle garda buluşacaktı. Nitekim öyle de oldu. Bol miktarda geyik yapıldı ve eski yolculuk anıları anlatıldı. Sonunda vakit geldi ve vagonlara geçtik. Tek başına kaldığım için biraz sıkıcı başladı yolculuk ama önemli değildi. Çünkü partide bol bol uykusuz kalacağım için trende tek yapacağım şey uyumak olacaktı. Tabii koltuğumu biraz geriye yaslatabilseydim. Yaslatamadım ve bütün gece türlü abuk pozisyonlara girerek uyumaya çalıştım. Sık sık uyansam da başarısız oldum diyemem.

Ankara Tren Garı

Şekil 2. Ankara Tren Garı

2. Gelişme

Sabah olduğunda ufak bir şok yaşadım. Yolculuğumuzun başında hava oldukça sıcaktı ve bu yüzden üzerimde sadece bir t-shirt vardı. Yanımda da sadece yedek bir t-shirt vardı o kadar. Ama İstanbul'da hava kapalıydı, soğuktu ve kimi yerlerde yağmur yağıyordu. Neyse ki biz trenden indikten sonra pek bir yağmurla karşılaşmadık, ama soğuk hava konusunda yapabileceğim bişey yoktu. Sabah ilk iş olarak, Ankara tayfasının her gelişlerinde gittikleri bir kafeye girdik. Ben orada tuvalet sırası beklerken Decipher da mekana damladı ve böylece ekip tam oldu.

Kadıköy

Şekil 3. Kadıköy

Kahvaltımızı yaptıktan sonra önce vapurla Beşiktaş'a oradan da otobüsle Boğaziçi Üniversitesi'ne doğru yola çıktık. Üniversiteye geldiğimizde yanlışlıkla ( gerçi yol boyunca "abi Güney Kampüsü daha güzelmiş, parti orda olsa keşke" diyen adamlar ne kadar yanlışlık yaptı bu konuda bilemiyorum :)) Güney Kampüsü'ne girdik ve gerçekten çok güzel olduğu için kolay kolay çıkamadık.

"Yanlışlıkla" gidilen Güney Kampusu

Şekil 4. "Yanlışlıkla" gidilen Güney Kampusu

Neyse ki yol sorarak bir iki defa yanlış yola girsek de sonunda kuzey kampüsünü bulduk. Giriş bir zindanı anımsatıyordu. Çeşitli Nethack ve Diablo esprileri, ve "Scene mahkumları" temalı birkaç fotoğraf çalışmasından sonra yola devam edip parti mekanına giriş yaptık. Geç kaldık diyorduk ama erken gelenlerdendik ve boş yerlere kurulduk hemen.

Scene Mahkumları

Şekil 5. Scene Mahkumları

3. Gelişme & Tanışma:

Katılım az olsa bile her partide olduğu gibi bu partide de yeni yüzler vardı. Derya Kılıçlı herhalde bu partinin en büyük bombası olmuştu. Eminim ki bundan sonraki partilerin değişmezlerinden olacak kendisi. Bizim için büyük bir kazanç oldu açıkcası. Tabii hepsi bu kadar değil, mesela Tipple ile tanışabildim. İlgili ama nereden başlasam diyen biri, inşallah ortadan kaybolmaz ve bu ilgisini kaybetmez.

Parti heyecanından gözleri ışıl ışıl olmuş bir grup commodore.gen.tr müdavimi

Şekil 6. Parti heyecanından gözleri ışıl ışıl olmuş bir grup commodore.gen.tr müdavimi

Maalesef bu partide fazla kişiyle tanışamadım. Bunda en büyük neden, arka tarafta Game Compo'ya oyun yetiştirmeye çalışmam oldu. Bu arada partiye belki de bir demoparty'e bugüne kadar gelen en genç konuk geldi. Skate'in 4 aylık oğlu Kaan ya da nick'i ile Mukmuk parti mekanını şenlendirdi. Ne yazık ki hasta olduğum için gönül rahatlığı ile sevemedim ama görmek bile güzeldi.

Mekan

Şekil 7. Mekan

4. Geliştirerek Gelişme:

Sabah partide daha önce Metucon 2006'da tanıştığım Cem Abi'ye (Akyürek) rastlamıştım. Sürpriz Compo'lar açıklanırken kendisi ile muhabbete daldık ve o sırada bana çizdiği grafikleri oyun yapabilecek birini aradığını söyledi. İyi olacak hastanın ayağına gelirmiş ya doktor, hemen atladım tabi. Sonuç eksikleri olsa da (kodlamaya vaktim kalmadı :)) güzel bir oyun oldu. Tabi bu arada birkaç kişiye SDL'in reklamını yaptım. Bu arada klasik oyun turnuvaları yapıldı. Speedball 2'nin Amiga versiyonunu falan emulatörle denemiştim. Ayrıca benzer bir oyundan tecrübeli de sayılırdım (MUDS :)) ama Tron konusunda hiç tecrübem yoktu. Ama iyi bir mücadele çıkarıp Tron'da 2. tura çıkmayı başardım. Sonraki turda usta bir oyuncu çıktı karşıma (sanırım Şükrü idi), ve fazla zorlayamadan elendim. SpeedBall'da ise ilk turda iyi bir mücadele çıkardım ve 2 gol yiyip 2 gol attım ama rakibim (Blackturk idi yanlış hatırlamıyorsam) iki puanlık bir bonus kazanmıştı ve o bonus ile beni yenerek bir sonraki tura çıktı. Bu yenilgiden sonra kodun başına dönmüştüm ki (aslında ilk önce Speedball maçı vardı sonra da Tron :)) scene bilgi yarışması başlayacağı anonsu yapıldı. Yapılan her etkinliğe katılan ben, tabii ki bu yarışmaya da katılmıştım. Sahneye çıkınca durumun cidden kötü olduğunu fark ettim. Bizim takım ben, Anesthetic ve Blackturk'ten oluşuyordu ve hepimizin yüzünde şaşkın bir ifade vardı. Rakip takımda ise Vigo, Wisdom ve yanlış hatırlamıyorsam Nautilius vardı. Bahisler rakip takım kazanacak diyordu. Takım ismi olarakta "pompa"yı seçerek ne kadar iddialı olduklarını ispatlıyorlardı. Ama yarışma başladı ve hatalı sorulara rağmen çok iyi bir yarışma çıkardık ve bütün sorular bittiğinde durum berabere idi. Ara verildi ve yeni sorular hazırlandı. Beklenmeyen gerçekleşti ve biz kazandık.

Parti müdavimlerinden yükselen değer Demodojo Grubu

Şekil 8. Parti müdavimlerinden yükselen değer Demodojo Grubu

5. Geceleme:

Yarışma sonrasında açlığa artık daha fazla dayanamayıp yemek yemeye çıktık. Yemek güzeldi. Yemekten sonra her zamanki gibi "çay ister misiniz?" diye sordu garson. Başımıza geleceklerden haberimiz yoktu. Birkaçımız (mesela ben :)) daha yemeğini bitirmediği için bu teklif kabul edildi. Çayların gelmesi en az yarım saat sürdü. Meğer bizim için özel demlemişler. Ne zaman bıkıp hesap istesek garsonun tepkisi aynı idi:"Ama biz sizin için demledik çayı!" Sonunda çaylar geldi, içip partiye geri döndük ama hava da iyice soğumuştu parti mekanına gidene kadar soğuktan feci şekilde dondum. O saatten sonrada sabaha kadar kendime gelemedim. Bir ara sızmıştım sağolsun Decipher o sırada geçti kodun başına birkaç şeyi tamamladı. Zaten hastaydım üstüne gece yediğim iyice yorulmuştum. Ancak oyunu tamamlayacak enerjim kalmıştı. Scroll Compo'ya katılmayı da düşünüyordum ama artık enerjim kalmadığından vazgeçtim. Sabah 12'ye doğru oyun bitti ve Windows'ta derlemeleri için (çünkü benim laptop'ımda Linux yüklü idi) Tesla ve Decipher'a teslim ettim kodu. Onlar da sağolsunlar derlediler ve ben de organizatörlere oyunu teslim edip kendimi çevrede dönen geyiklere verdim.

İşte uyku tulumu ve şişme yatak teknolojilerinden bihaber, tecrubesiz bir parti ziyaretçisi incecik bir battaniye ile uyurken

Şekil 9.

6. The Day After That Day:

2. gün artık oyunu bitirip teslim ettiğim için oldukça rahatlamıştım ve çevrede dönen geyiklere verdim kendimi iyice. Bu sırada zaten en başından beri şüphelendiğimiz gibi katılım azlığından compoların iptal edildiği haberi geldi. Zaten beklediğimiz için pek umursamadık. Akşama doğru submit edilen productlar dev ekranda izlendi (ve dinlendi). Yanlış hatırlamıyorsam 2 şarkı, 2 grafik, 2 scroll intro ve 2 oyundan ibaretti katılanlar. Geliştiriciler alkışlandı, tebrik edildi, ürünler beğenildi ve parti sona erdi. Herkes yavaş yavaş toplandı, birkaç kez vedalaşıldı. En son olarak toplu birkaç fotoğraf çekildi.

7. Eve Dönüş:

Geldiğimiz kadro ile toplanıp önce Beşiktaş'a gittik, orada yemek yedikten sonra vapurla Kadıköy'e geçtik ve oradan da Haydarpaşa'ya gittik. İçilen çaylar ve yapılan geyiklerden sonra sonunda trenin kalkma vakti geldi ve yerlerimize geçip Ankara'ya dönüş yolculuğuna başladık.

plazma - 2008