plazma - amatör bilgisayar kültürü

Amstrad CPC Demoscene

Türker (Alcofribas) Gürevin

Geçen sayıda CPC dünyasına kısa bir giriş yapıp, hem yerel hem de global olarak CPC kullanıcılarının hangi süreçleri takip ettiğini ve CPC uygulamalarını hızlıca deneyebilmek için ihtiyacımız olan temel program-komut türlerinden bazılarını tanıtmıştık. Meraklıları zaten çoktan yeni ufuklara doğru yelken açmıştır; kimi oyunlara göz atmıştır, kimi de acaba günümüzde CPC için neler yapılıyor sorusuna yanıt aramaya başlamıştır. Biz ise bu sayı ile beraber, birkaç sayılık bir yazı dizisi ve sonrasında güncel çalışmaları tanıyacağımız bir sürece başlıyoruz. Konumuz, bir bilgisayar platformundaki en keyifli faaliyetlerden biri olan “demoscene” kavramı ve buna bağlı olarak CPC ortamında üretilen demoların tarihsel gelişimi. Elbette ki konuya yabancı olanlar için “demo” veya “demoscene” kavramı pek bir şey ifade etmeyebilir. Bu kavramların anlamı ve içeriğiyle ilgili olarak Plazma’nın önceki sayılarına bakmanızı tavsiye ederim, birbirinden güzel ve açıklayıcı yazılar bulacaksınız.

Diğer yaygın platformlar olan C64 ve Sinclair Scene’i kadar olmasa da CPC dünyasında da dikkate değer oranda demo üretimi olmuştur ve hala olmaktadır. Başlangıç noktası olarak kabul edebileceğimiz ilk CPC demosu ise Alman MCS grubuna ait olan “MCS Demo5” tir. Tabii 5 rakamı hemen dikkatinizi çekmiştir. Neden 5 sorusunun yanıtı ise grubun Demo5’den önceki çalışmalarının pek de demo olarak sınıflandırılabilecek nitelikte olmamasıdır. Bunlar daha çok bir “intro” havasında idi. Bahsettiğimiz bu 5 nolu demonun içeriği ise şunlardan ibarettir; renk geçişlerinin olduğu bir fon üzerinde yukarı aşağı hareket eden ve dönen şeffaf küreler, sıçrayıp duran devasa bir MCS logosu, raster ve kayan yazılar. 1988 yılına ait olan bu çalışma o dönem için kabul edilebilir bir içerik ve kaliteye sahip.

MCS Demo5

Şekil 1.

Almanların bu güzel çalışmaları, Fransızların da uyanmasını ve önlerinden henüz geçmiş ve kaçmakta olan bu treni yakalamaları için tetikleyici olmuştur. Bu bağlamda, Fransızların ilk saygın çalışmaları Fred Crazy ve Dr. TKC tarafından yapılmıştır.

Dr.Tkc Demo 2

Şekil 2.

Bu iki saygın ismin demoları, küçük olmalarına rağmen birçok önemli tekniğin ilk defa kullanıldığı ve CPC’lerin yeteneklerini ortaya koyan çalışmalar olmuştur. Özellikle Dr. TKC’nin çalışmalarında, muhteşem “Yatay Donanımsal Scroller” kullanılmış ve hız konusunda sınırlar (her kaydırmada 2 byte) zorlanmıştır. Ne yazık ki Dr. TKC kısa bir süre sonra CPC demoscene’den ayrılmıştır.

Ve bir diğer “donanımsal kaydırma” tutkunu olan Longshot da yine bu sıralarda, CPC demoscene’de yerini almak üzere ürünlerini sunmaya başladı. Bu tarihlerde sadece bir üyesi olduğu için tam olarak “Logon System” den bahsetmek mümkün değil. “The Longshot Demo” isimli çalışması, görkemli bir “donanımsal kaydırma” ve “PC’den aktarılmış yazıtipleri” ile diğer çalışmaları için bir öncül olmuştur. Bu demoda David Whittaker’ın Glider Rider oyunundaki müzikleri kullanılmıştır. Kendisi için bir başyapıt ve zamanına göre devrim olarak sınıflandırabileceğimiz “Revolog” isimli çalışmasında ise; yatay-dikey donanımsal kaydırma, PC yazıtipi, yatay rasterlar, split rasterlar ve dahası Atari ST’den birebir kayıpsız olarak aktarılmış müzikler kullanılmıştır. Tabii müziklerin Atari ST’den aktarılması olayından bahsedince bunu ilk defa yapanın Longshot olmadığını belirtmekte de yarar var. Ayrıca, başarılı 2 demosundan ve Titus’dan önce, çalışmalarının birinde overscan ekran da kullanmıştır. Şunu bilmek gerçekten hoş ki; gariban bir CPC üzerinde overscan programlamak 16 bit olmasına rağmen Atari ST üzerinde programlamaktan çok daha kolaydır.

The Longshot Demo

Şekil 3.

Revolog

Şekil 4.

Longshot ile yine aynı dönemlerde(1989), Malibu Crackers’ın çalışmaları da yavaş yavaş CPC demoscenede kendine yer edinmeye başlamıştı. Bu grubun gerçek değeri, özellikle “Malibu Demo 4” ile çok daha iyi anlaşıldı. Overscan bir ekran boyunca kaydırma, diferansiyel kaydırma ve çoklu ekran modu kullanımı bu demonun en temel teknik özelliklerini oluşturmaktadır. Bu grubun demirbaş programcısı olan Naminu, bir süre sonra Logon System grubuna katılmıştır.

Malibu Demo 4

Şekil 5.

Fefesse bizi hayretlere düşüren “Yao Demo” isimli çalışmasından önceki ürünlerinde programcılık seviyesi olarak biraz zayıf kabul edilmektedir. Bu çalışmalarında “dalga kaydırmaları” güzel kullanmışsa da müziğin devreye girmesi ile beraber demolarda bir yavaşlama ve sıkıntı göze çarpmaktadır. Gelgelelim “Yao Demo” ise; derinlik duygusu yaratan küreler, yatay-dikey ve dama tahtası şeklinde donanımsal kaydırmaları ile gerçekten 90 öncesi döneme ait iyi bir çalışmadır. Teknik özelliklerinin yanı sıra bu demo ile beraber Fefesse ve Longshot arasındaki savaş da su yüzüne çıkmıştır, ki daha sonra Alman ve Fransız demo programcıları arasında ortaya çıkacak olan kadar kanlı bir savaştır bu.

Yao Demo

Şekil 6.

Demolarında yeni bir teknik getirmeseler de, P007’nin ancak 128K’lık bir CPC ile yapabildiği “mad sinus scroller” ı 64K’lık bir CPC üzerinde başarılı ile gerçekleştirerek kendilerine haklı bir ün edinen GPA grubunu da unutmamak gerekli. Yine aynı dönemde faaliyet gösteren Krad'os Cracker ve ünlü “Trash Demo” ürünleri; muhteşem grafikleri(Zeigboss), çılgın topları ve Mister Plus’ın iyi programcılığı (mode 0 da overscan ve mode 2 bir sürü raster) ile de saygıyı hak etmektedir.

Trash Demo

Şekil 7.

Şu ana kadar bahsettiğimiz devirde, Almanya ve Fransa CPC demoscene alanında iki temel olmuştur. Ancak, N.W.C(New Way Cracking) grubunun girişi ile beraber Danimarka da bu konularda söz sahibi olduğunu ortaya koymuştur. Her biri birbirinden güzel rasterlar ve gerçekten övgüye layık müzikleri ile pek çok demoseverin gönlünde taht kurmuşlardır. Bir diğer Danimarka kökenli grup olan JLCS ile aralarında sıkı bir rekabet de oluşmuş ve bu ürünlere de yansımıştır. N.W.C’nin “Kill JLCS” isimli demosunun mesajlarında bu açıkça görülmektedir. Ayrıca yine bu çalışmada, çizilmiş büyükçe bir logonun havada bir bayrak gibi dalgalanması çok başarılı bir şekilde uygulanmıştır.

Kill JLCS

Şekil 8.

Tekrar Fransa’ya dönecek olursak, daha önceki satırlarda bahsettiğimiz gibi Naminu’nun Logon System’e katılımı ve 3 aylık bir çalışmanın ürünü olan tam bir disketlik(sadece bir yüzü) “The Amazing Demo” isimli ürünleri ile yine bir devrim niteliğinde çalışma ortaya çıkmıştır. İçerik olarak; her yöne doğru onlarca kaydırma, ST’den aktarılmış ama örneklenmiş sesler kullanan müzik hemen akla gelen bazı güzel tekniklerdir.

The Amazing Demo

Şekil 9.

Bir diğer örneklenmiş seslerin kullanılması ürünü olarak, CCC grubundan CJC isimli programcının Amiga örneklenmiş seslerinden oluşan çalışması “Mega Sound Amiga”sını söyleyebiliriz.

Şimdilik burada duralım ve biraz soluklanalım. Sizin de gerek resimlerden gerekse demoların bizzat kendilerinden fark edeceğiniz gibi büyük bir değişimin ya da diğer bir deyişle ilerlemenin eşiğindeyiz. Tarih olarak 80’lerin sonuna ve 90’ların hemen başına gelmiş bulunuyoruz. Bir sonraki yazımızda devam etmek üzere…

Kaynakça:

http://www.cpcscene.com

http://cpcrulez.free.fr

http://www.pouet.net

Bana ulaşmak isterseniz:

8bitmicro (at) gmail (nokta) com

plazma - 2008