plazma - amatör bilgisayar kültürü

Türk Scene Tarihi - 2

Uğur (Vigo) Özyılmazel

Öncelikle bazı düzeltmelerle yazıma başlamak istiyorum. Sevgili kardeşim Turbo/Bronx yazımı okuduktan sonra bana bazı hata yaptığım yerleri söyledi. Bununla da kalmadı, Türk Scene Tarihinin bazı gizli kalmış sırlarını da paylaştı.

Yazımın son paragrafında, bazı bilgisayar dükkanlarının da “grup” gibi çalıştığından bahsetmiştim. Özellikle “Uğur-Moda”. Aynı bir scene grubu gibi, her sattıkları oyunun başına, “reklam yapmak” amacıyla dükkanın introsunu eklerdi. Aynı zamanda bu, “bakın, biz bu oyunu ilk getirttik, en yeni oyunlar bizde” nin de ifadesi idi. Keza o zamanlarda, oyunların başında duran intro'yu söküp, yerine kendi intro'nu koymak gerçekten çok büyük bir başarı olarak görülürdü.

Uğur-Moda'yı scene grubundan ayıran diğer bir özellik ise, oyunları parayla satın almasıydı. Yani grup gibi “swap” yapmaz, direk “HOTLINE” grubundan parayla oyunları satın alırdı. Keza başlarda “Metro Boys” ve “Fast Generation” da bu işi yapmıştı.

“Tacs from Turkey” aslında bir gruptan çok, Burak Kiper ( Beşiktaş'ta bulunan Erle Bilgisayar ) in kendi nick'i / adıydı. Tacs'ın introlarının büyük bir çoğunluğu DEF JAM grubunun source'larının değiştirilmesiyle yapılmıştı.

Zombie Boys'un üyerinden olan BODYS aslında 2 kişiden oluşan bir gruptu. Grup olarak Zombie Boys'a katılmışlardı. Keza “Music Masters” yada “Secret Members” nick'i ile Zombie Boys'a müzik yapan ikili; Sinan Bökesoy ( Halen müzisyen ve yapımcı olarak çalışmakta ) ve Erdem Taylan ( Garfield olarak da bilinir, Dreamworks'de efekt süpervizörü, Cars, Shrek, Ant-Z gibi 3d filmler ) dı.

Bu düzeltmeler ve ek bilgilerden sonra kaldığım yerden devam ediyorum.

Bilgisayarcılar ( aslında komik bir tabir, genelde oyun çektirdiğiniz yerdir! ) ile gruplar arasında ilginç bir bağ oluştu. İşin acı yanı, ana amacı yazılım satmak olan bu dükkanlar, o yıllarda tüm kaderini oyun dağıtan / getiren gruplara bağlamış gibiydi. Yani dükkanın ana amacı oyun satmak, yanında da eğer giderse joystick, disket, belki kartuş, disk drive gibi donanımlar satmaktı.

Biraz daha iyi durumda olanlar, ilaveten bilgisayar da satıyordu ama asıl konuları kaset / disket çekerek oyun satmaktı. Kimi dükkanlar grup seçerdi. Yani dükkanların sevdiği spreader'lar / grup'lar ve sevmedikleri vardı. Bu bakımdan dükkanlar bir şekilde gruplar tarafından kategorize edilip ayrılmıştı. Kimse kimsenin dükkanına gitmezdi. Taa ki bazı “ün” “şöhret” yapmak isteyen tipler çıkana kadar.

Grup mantığında çalışan diğer bir dükkanda TST idi. Teknoloji Sanayi ve Ticaret'in kısaltması olan TST scene tarihinde çok ciddi iz bırakmış dükkanlardandır. Grup Beyaz ve BS'den oluşuyordu. Amiga oyunlarının başına kendi yaptıkları TST introlarını koyarlardı. Keza TST donanım da üreten dükkanlardandı. En meşhur ürünleri, “competition pro” joystiğinden çakma “TST-JOYSTICK” dir. Özellikle “Kick-Off” oyuncuları bu joystiğin kıymetini iyi bilir ( Benim gibi! ) TST'den ileriki yazılarımda Türk BBS Scene'ini anlatırken de bahsedeceğim.

Şekil 1.

TST, oyunları LEVEL 4 grubundan ( Japan/LEVEL4 ) satın alıyordu. ( Alman grubu ) Keza Japan, aynı zamanda, o dönemlerde pek çok adı olan, benim hatırladığım adı MONITOR olan, daha sonra JASON olan ve son yıllarda SPAZTICA olan Cem Gencer'in de kontağı idi. Bu durum, Jason'ın Turbo ile tanışmasına vesile oldu.

Türk Scene Tarihinde mihenk taşı olan gruplardan Zombie Boys'un doğmasına büyük katkısı olan SORBİM de bizim meşhur dükkanlarımızdan. Move ve Ghost o yıllarda Sorbim'de çalışıyordu ve Turbo, Move'a, “SOURCE DISK”lerden götürdü. Defjam, Bamiga Sector1, Quartex'in source'ları. “SOURCE” ne diye merak edenler için yazıyorum; Assembler dilindeki kaynak kod. Assembler derleyicisi ile dosyaları açıp “compile” ederek “executable” ( yani çalıştırılabilir ) hale getirirsiniz. O yılların en moda kelimeleri “SOURCE” , “RUTİN” ( aslında bugün ki fonksiyon - function ) hayatımızın en önemli parçası olmuştu. “Abi, süper bi flood rutini yazdım!” gibi cümleler :) :) :)

Move'un Sorbim'den ayrılıp Mecidiyeköy'deki “Aytaç Bilgisayar” a girmesi, daha sonra bu dükkanın “Zombie Boys HeadQuarter” olmasına vesile oldu. İlk yazımda da belirttiğim gibi, bu tarihçe, ağırlıkla benim penceremden yansıtılan bir tarihçe oluyor. Bu bakımdan, eğer bu yazıyı okuyan eski scener'lar varsa bana kendi anılarını yollamasını rica ediyorum. En azından daha objektif bir şeyler yazmış olurum.

O yıllarda en faal oyun dağıtan gruplar: Zombie Boys, Angels, Tacs, Metro Boys, Fast Generation, Turkish Mega Force gibi gruplardı. Oyunları getirmenin iki yolu vardı;

  1. Crack yapan gruplardan parayla satın almak ( ki bunun için o gruplarla temasa geçmek inanılmaz zordu )

  2. Swap yapmak, iyi kontaklar kurmak.

2.yol haysiyet açısından daha “kool” bir davranıştı. Eğer “baba” bir ekipsen iyi kontakların olur ve sana her zaman “yeni” stuff'lar gelir. Tabi işin zor kısmı bu kontakları kaybetmemek için seninde onlara iyi stuff'lar yollaman gerekir. Sonuçta swap'in mantığında, sana gelen stuff'ı diğer kontağa yollamak yatar. Yani Ali'den geleni Veli'ye, Veli'den geleni Ahmet'e yolla... Önemli olan stuff'ların çakışmamasını sağlamak. Çünki siz bir mektup yolladığınızda bu mektubun karşı tarafa ulaşması en az 1 hafta, karşıdaki kişinin size yollayacağı disket ( ya da disketler ) i hazırlaması da 1 hafta, size postanın ulaşması en az 1.5 - 2 hafta, yani sonuçta 1 ay gibi bir süre söz konusu.

Avrupa'da yaşayan gruplar bize göre kendi aralarında çok daha hızlı mektuplaşabiliyorlardı. Bu bakımdan sizin onlara gönderdiğiniz şey gerçekten hem hızlı olmalıydı hem de kaliteli. Bir süre sonra elinizde gönderecek bir şey kalmayınca ne olacak? İşte bu durumda artık sizin, kendi grubunuza ait bir ürün çıkarmanız ve tüm kontaklarınıza bu ürünü ya da ürünleri yollamanız gerekecekti.

Artık kontakları mutlu etmek ve onların gözünde “iyi” olmak için Türk Gruplarının da bir şeyler üretmeye başlaması gerekmekteydi. Commodore 64 grupları içinde gerçekten kendi introlarını yazan, dağıtan ekipler vardı. Büyük bir kısmı da ya başka grupların ( yabancı ) intro packerlarını kullanıp kendi logolarını koymaya çalışır, ya da direk olduğu gibi intro'yu çalıp renklerini, becerebilirse müziğini ve grafiğini değiştirerek kendi yapmış gibi dağıtırdı.

Bu gruplardan hatırladığım “COBRA BOYS” vardı. “MOSKWA TV/Beastie Boys” tarafından ( bir rivayete göre moskwa tv'de büyük ripper'lardanmış ) yapılan bir intro'yu aynen değiştirmiş ve “Cobra Boys” intro'su yapmıştı.

“Dükkan-Grup” lara en iyi diğer bir örnek de “Flamingo Bilgisayar” dır. İstanbul / Şişli'de dükkanı bulunan Flamingo, diğer “bilgisayarcı”lara nazaran intro işine çok önem verirdi. Çünkü grubun introları, daha sonra Zombie Boys'un C64 lideri olacak olan Mephisto/Comrade tarafından özenle yapılmış intro'lardı. Benim gözümle gördüğüm yaklaşık 4 disket ( arkalı - önlü ) Flamingo Intro Packer'ları vardı.

Genel anlamda 1989-1994 yıllarına dönüp baktığımda, irili ufaklı pek çok grubun var olduğunu, bunların çok büyük bir çoğunluğunun sadece ve sadece “oyun dağıtan grup” statüsünde olduğunu görüyorum. İlk hedef her zaman ünlü olmak, isim yapmak, en azından dükkanlar tarafından tanınan bir ekip olmaktı. O dönemlerde, “korsan” tabiri neredeyse hiç bilinmediği gibi, neredeyse, tüm bu dükkanların gelir kaynakları, sattıkları “korsan” oyunlar sayesinde kazanılmaktaydı. Bu durum, oyun dağıtan grupların ister istemez birbirleriyle ciddi rekabete girmesine yol açıyordu.

Türkiye'de “scene” kelimesi tam olarak telaffuz edilmese de, yurt dışında oyun kırmak, kırılan oyuna intro eklenmesi gibi işlemler biraz daha ileri seviyeye ulaşmış, artık yavaş yavaş intro'lardan oluşan “intro-collection” tarzında “release” ler çıkmaya başlamıştı. Internet'in ve modem'in henüz icad edilmediği bir dünyada iletişim “posta” yoluyla yapılmakta, insanların birbirini bulabilmesi için de “disk-mag” adı verilen “disket dergi”leri yavaş yavaş yayılmaya başlamaktaydı...

Hiçbir kaynağın bulunamadığı Türkiye'de, hasbel kader ( yani şans eseri ) disk-mag bulan ya da görenler, eğer birazda İngilizce'leri varsa, hemen dergideki “contacts” ya da “advertisements” bölümlerine dalıp, gördükleri tüm adreslere mektup göndermeye başladı. Tabi bazı ekipler, bunu çok önceden çözmüştü ve zaten yurt dışı ile çok sıkı irtibat içindeydi.

Aklıma ilk gelen efsane isim “Tolga Ayvaz”dır. Bir rivayete göre Tolga Ayvaz, bir gün Kadıköy/Yazıcıoğlu iş hanındaki “Uygar Elektronik” e ( keza bu dükkan aynı isimle halen orada bulunmakta ama eski günlerden hiç kimse bulunmamaktadır. ) gider, ( 3.kat ) “Sinan Kömürlü”nün ofisine girip, yanından getirdiği bir çuval disketi yere dökerken “abi yeni oyunlar geldi” der...

Tabi tüm bu “grup” tadındaki ekiplerin genelde tek ortak yönü sadece “import” a yönelik işler yapmasıdır. Yani genel sorunumuz olan “üretmeden tüket” mantığı bence taaaaaa o yıllara dayanır. Bu tarz ekipler daha “business” takılırken, diğer küçük çaplı ekipler, ufak ufak intro code'lamaya başlamış, hatta tam olarak bunu neden yaptığını bile bilmeden, kendini “dükkan” gibi görüp, oyunların başına reklamlarını yapmaya başlamıştır.

“Swap” yapmak ( yani posta yoluyla değiş-tokuş ) zor ve zahmetli bir iştir. Onlarca disketi kopyalamak, kimi özel kontaklar için uzun mektuplar yazmak, “stamp cheating” yapmak, mektupları zamanında postalamak, bunları takip etmek filan çok zaman alan ciddi bir iştir. Keza, dünya ile tek bağlantı bu metot olunca, işin önemi bir kez daha kendini hissettirir.

1990-1991 yıllarına baktığımda, bilgisayar dergilerinin konunun yayılmasına ne kadar katkı sağladığını görüyorum. Efsane dergi “Commodore”, daha sonra çıkan “Amiga Dünyası” gibi dergiler, belki de “Commodore” markasını Türkiye'ye getiren “Teleteknik”in yapması gerekeni yapıyor, onların misyonunu üstleniyordu. ( Keza “Commodore” dergisi de zaten Teletekniğindi )

Benim “scene” ve “scene grubu” kelimesinden anladığım, prodüktivite ağırlıklı, bol bol ürün çıkan / çıkarılan, içerisinde departmanların olduğu gruplardan oluşan bir oluşumdur. İçerisinde programcı ( coder ) bulunduran, müzisyen ( composer ), grafiker ( gfxer ), swaper, trader, spreader bulunan ekip tam bir “scene” grubudur. Yüksek ihtimalle bu tarz gruplar, en azından her seferinde “0-days old” ürün sahibi olabilmek için kesin bir “disk-mag” de çıkarmışlardır.

Commodore 64 ile birlikte artık Amiga da iyiden iyiye Türkiye pazarına girmiş, çok ciddi bir şekilde kullanıcı sayısı da artmaya başlamıştır. Yeni platform, direkt yeni oluşumlara yol açmış, aynen C64'de olduğu gibi Amiga içinde “grup” kavramı “release” , “import” kavramları ortaya çıkmıştır. C64 gruplarının bir kısmı hemen olaya adapte olabilmiş, hemen “Amiga” da da grup kurmaya, oyun dağıtmaya başlamıştır.

Zaman içindeki tüm bu gelişim süreçleri, her zaman olduğunu gibi, yine yurt-dışı aktivitelerine paralel bir şekilde ilerlemek durumunda kalmıştır. Yani başka bir değişle el oğlu ne yaparsa, Türk gençleri de onları örnek alıp taklit etmek zorunda kalmıştır. Bunun bence en büyük sebebi, Türkçe kaynak eksikliğindendir. Her zaman Almanya ve Alman grupları, bence, hep bir adım ötede olmuşlar ve olmaya da devam etmişlerdir.

Oyun kırmak, oyunları sonuz haklı yapmak, kaset versiyon oyunları disk versiyona çevirmek, oyunun başına en güzel intro'yu koymak, hatta oyundan ziyade, yapılan intro'nun kalitesi ve güzelliği ile övünmek yurt dışında ön plana çıkmıştır. Intro'lar yardımıyla gruplar, programlama seviyelerini, görsel ve işitsel yeteneklerini ispatlamak istemişlerdir. Bu rekabet ve hırs, bugün “demo-scene” dediğimiz şeyin doğmasını sağlamıştır.

Yani oyun kıranlar, bir şekilde daha sanatsal bir yola doğru yönelmişlerdir. Bu noktada artık “grup” kisvesi altındaki ekipler, daha farklı şeyler üretmek zorunda kalmışlardır. “Oyunu en hızlı biz import ettik” demek yerine, “yeni intromuzu gördünüz mü?” gibi cümleler yavaş yavaş Türk gruplarını da etkisi altına almaya başlamıştır.

“Release yapan” gruplar kimlerdi ve release etmişlerdi diye düşündüğümde; olayları ikiye ayırıyorum, sadece intro release edenler ve gerçekten uğraşıp “demo” release edenler diye. İlklerin bilgisayarı olan “C64” de ilk “mega-demo” denemeleri The Metro Boys'dan geldi desem sanırım hata yapmış olmam. 3 part'dan oluşan demonun bence en ilginç bölümü, IRQ-LOADER'ı olmasıydı. 2.part ekranda oynarken arka plandan 3.part'ın yüklenmesi ve “SPACE” tuşuna basarak direkt 3.part'a geçiş... Genelde bu tarz demolar ( ki bunlar ağırlıkla arka arkaya introların pack edilmesi ile olurdu ) space ile geçtikten sonra diğer bölümü yüklerdi... The Metro Boys'un bence 2 eksiği vardı, grafiker ve müzisyen...

Pek çok intro vardı piyasada fakat bir konsept içinde, başı - sonu olan, adı olan “demo”lar henüz hayatımıza girmemişti. Diğer bir dezavantaj da, zaten bu demoları kim izleyecekti ve neden izleyecekti??? Nereden bulacaktı??? En azından intro'ları oyunun başında görmek daha kolaydı. Hem diğer gruplarının birbirini bulması ya da birbiriyle yarışması açısından, hem de sokaktaki vatandaşın kolayca görmesi açısından.

En azından herkes oyunları bilgisayarcıdan satın alıyordu ve aynen bugünkü “reklamlar” mantığında, oyun yüklendiği an ekrana intro çıkıyordu. Anlayan anlamayan en azından 5-10 saniye intro'yu görüyor ve içgüdüsel olarak “space” tuşuna basıp intro'yu geçiyordu. İşte bu noktada yapılacak en akıllı şey, intro'yu TÜRKÇE olarak hazırlamaktı. Heyecanla oyunu oynamak isteyen kişi, ekranda, biranda çıkan TÜRKÇE bir şey görünce, içgüdüsel olarak “hmmmm bu ne yahuuu?” diyip merak ediyor ve bir süre intro'ya bakıyor ve hatta kayan yazıları dahi okuyordu.

Bu bakımdan “demo” nun mecrası, sadece yurt-dışındaki scene'di. Bu bakımdan, uluslararası standartlara uymak gerekiyor, İngilizce demo hazırlamak gerekiyordu. Keza yapılacak üretimler boşa gitmeyecek, geriye “stuff” olarak dönecekti. Kimisi yeni demolar, tool'lar kimileri de yeni oyunlar olacaktı.

Şekil 2.

Bir konsept içinde çıkan, multi-part olan ilk C64 mega-demosu, Zombie Boys'un yaptığı “ABAZOMANIA” adlı üründür. Yanılmıyorsam tarih 1990'dır. İncelendiğinde, aslında 5-6 intro'nun ara-yüklemesinden oluşan bir koleksiyon şeklindedir. Sadece 2 part bu demo için özel hazırlanmıştır. Müziklerin hepsi “rip” ( o an grupta C64 müzisyeni yoktur ), pek çok Zombie Boys logosu, karakter setlerinden yapılmıştır. Demo'nun en meşhur part'ı son part'dır. “Real Ghost-Busters” oyunundan sökülmüş gece-şehir silüeti, Amiga grafikeri Turbo/Zombie Boys'un çizdiği özel logo ve smily sprite'ları C64 için ilklerden sayılır.

Zombie Boys'un C64 bölümü, bu mega-demo ile çok ciddi başarı sağlamıştır. İşin komik yanı, çok da büyük bir yapım değildir. Grubun kontak sayısı biranda 100'ü geçmiş, “stuff” yağmuru başlamıştır.

Kendi introsunu yazabilen pek çok diğer Türk grubu ( pek çok derken sayı maksimum 4-5 dir ) nedense mega-demo olayına fazla rağbet etmemiştir. The Joker Crew, Cobra Boys, TNF-77, The Metro Boys, Fast Generation, Light Force gibi gruplar sadece intro yapmakla yetinmiştir. ( Keza Echo Crew , Pet Shop Boys, The Rough Boys vs... )

Şekil 3.

Zombie Boys'a Mad - Master ve Prince üçlüsünün katılmasıyla, belki de C64 demo tarihinin ( tüm dünya çapında ) en önemli demolarından biri olan “Midnite Movie” mega-demo'su çıkmıştır. Gerçekten de tam bir uyum / tema / konsept içinde, konusu olan, pek çok yeni hatta hiç yapılmamış efekti barındıran bu demo, dünya çapında ses getirmiş, Türk grupları içinde bir ilki başararak yabancı disk dergilerindeki “mega-demo charts” lara girmiş, hatta bazı dergilerde 1 numaraya kadar da çıkmıştır.

Şekil 4.

Şekil 5.

Şekil 6.

Bu muhteşem demo, gruba pek uğurlu gelmemiştir ne yazık ki... İlk kez bir Türk grubunun, yabancı grupların henüz yapamadığı efektleri yapması, dışarıda pek çok kişiyi kıskançlık krizine sokmuştur. Bir şekilde Avrupa'lı scener'lar, bu demonun “çalıntı rutinler” den oluştuğunu düşünmüş, hatta pek çoğu da demoyu didik didik “debug” edip bir şeyler bulmaya çalışmış ama hiç bir falso bulamamışlardır. ( Vektör part'daki çizgi çizdirme fonksiyonu yanılmıyorsam Uridium adlı bir C64 oyunundan esinlenilmiştir. )

Şekil 7.

C64 platform'undaki diğer demo çıkaran gruplar ise; Clique , Accuracy, Aesrude, Glance gruplarıdır. İşin ilginç yanı Commodore Scener Database ( CSDB ) sitesine baktığımda, Türkiye'den 35 grup görüyorum. Hiç bilmediğim gruplar da var... “The Phaze Company” adlı grup 1989 yılında “one-file-demo” olarak 2 adet intro ( üst üste pack edilmiş ) dan oluşan bir demo çıkartmış. Tabi bu 35 grup içinde küçük küçük introları olan pek çok grup mevcut. Benim ilgilendiğim kısım sadece DEMO / MEGA-DEMO şeklinde olanlar.

Zombie Boys grubunun adını BRONX'a çevirmesi ile yepyeni bir oluşum başladı. Commodore 64 ve Amiga platformunda pek çok şey üretildi. Grup büyüdü. Diğer yabancı ülkelerden ve İstanbul dışındaki şehirlerde de katılımlarla sayısı 100'ün üzerine çıkan üyeleriyle BRONX dünya çapında tanınan bir grup oldu.

Şekil 8.

Grup içinde yaşanan sorunlardan dolayı İzmir ve Ankara bölümleri gruptan ayrılarak Clique grubunu kurdular. Bu grup C64'de bir demo release etti : Freestyle ( 1991 ) (Editör: Clique asıl başarısını Script adlı Diskmag'leri ile elde edecekti).

Şekil 9.

Şekil 10.

Clique dışında 3 tane demo release eden diğer bir C64 grubu da Accuracy'dir;

  1. Color of Code ( 1992 ) (Editör: Beni en gazlayan demolardan biridir)

  2. One Year Accuracy ( 1990 )

  3. Unstopable ( 1990 )

  4. Flabbergarsted ( 1989 ??? ) ( Tarih biraz muamma )

  5. Thunder ( ??? )

Keza, hafızam beni yanıltmıyorsa bu grup aslen Avusturya menşeli bir gruptu. “Frib/Acy” adlı bir swaper vardı. Yanılıyor olabilirim.

Şekil 11.

Şekil 12.

Şekil 13.

Şekil 14.

2003 yılında inanılmaz birşey oldu ( Gördüğünüz gibi 1990'lardan 1991'lerden direk 2003 atladık ) Aesrude adlı bir Türk C64 grubu, “Water” adlı demosuyla Forever partisinde 1.oldu. Yaklaşık 13-14 sene rötarla scene'e giren, girdiği gibi ortalığı dağıtan Nightlord, tek başına ( code , gfx, sound ) bir fabrika gibi tozu dumana kattı.(Editör: Estafurullah yok öyle birşey... Sanırım Vigo'ya bu satırlar için bir yemek ısmarlamalıyım )

Şekil 15.

Zaman çizelgesinde baktığımızda ( Commodore 64 için ) 1989 , 1990 , 1991 , 1992 yılları dolu dolu yaşanmış, sonra PAUSE olmuş, tam 11 yıl beklenmiş gibi bir durum söz konusu. ( Tekrar ediyorum, DEMO release eden grupları kastediyorum sadece )

Şekil 16.

2 senelik bir PAUSE sürecinden sonra yıl 2005 olur ve daha büyük bir bomba patlar. Gelmiş geçmiş en iyi C64 demolarından biri olmaya aday olan “Living”, Glance adlı grup etiketiyle çıkar. Tamamen Türk scener'lardan oluşan Glance, 7D5 Demoscene Party'de Demo-Compo'yu kazanır.

Şekil 17.

Şekil 18.

Şekil 19.

Şekil 20.

1989 - 2008 arasına baktığımda ( 19 yıl ) Commodore 64 platform'unda DEMO release etmiş hepi-topu 6 grup bulunmaktadır. Bunlar;

  1. Zombie Boys

  2. Bronx

  3. Accuracy

  4. Clique

  5. Aesrude

  6. Glance

19 yıla 3 aşağı 5 yukarı 10-15 adet DEMO / MEGA-DEMO serpiştirilmiştir. Yurt dışı ile karşılaştırılınca durum çok ciddi şekilde vahim. Tabii “dentro” ya da “intro” , “intro collection” , “music disc” , “graphics-collection” gibi ufak çaplı ürünler olarak bakınca tonlarca şey bulmak mümkün... (Editör: Diskmag kategorisinde Türkiyeden çıkmış önemli ürünler var fakat diskmag konusunu belki de başlı başına ayrı bir yazıda irdelemek lazım)

Önümüzdeki sayıda bu 19 yıllık süreçte, Amiga platformunda Türkiye cephesinde neler oldu? Hangi grup / gruplar çıktı, neler üretti bunları yazmaya çalışacağım. Daha sonraki sayıdaysa bildiğim kadarıyla PC ve diğer platformlardaki gruplara ve çıkan ürünlere bakacağız yine bu 19 yıllık süreç içinde...

plazma - 2008