plazma - amatör bilgisayar kültürü

Ref'in 7D8 Raporu

Arda 'Ref' Erdikmen

1. Boş Laflar

19 Aralık Cuma günü okuldaki son dersimi biraz da baştan savma, az bilgi, çok laklak yaparak mesaiyi doldurduktan sonra eve ulaşıp parti hazırlıklarını yapmayı düşünüyordum. Birdakika... bu kısım Nightshift ile aynı oldu, ama "heyecan" bire bir aynı ne yapalım...

Bu yıl gönlümde büyük hüsran yaratan "Nightshift 2008'in iptali" üzerine gelen en iyi haber 7DX'in 2008'de yapılacak olmasının duyurulmasıydı. Aslında üzerine değil, bu haber Nightshift öncesinde duyurulmuştu fakat iptal olayı sonrasında Skate'in attığı "Yok biz iptal etmiyoruz, 7dx aynen devam" mesajı gönlümüze su serpmişti.

Bir yıl boyunca bu günü iple çektikten sonra, parti vakti gelip çatmıştı işte. Fakat eskisinden farklı olarak artık birsürü ayarlama gerekiyordu: "Hanımdan izin al, hanım'ın nöbetçi kalacağı günün haftasonuna gelmemesi için çaba göster, okulda bitmesi gereken işleri hafta sonundan önce bitir, kendi yapacağın işleri cumaya kadar bitir". Hafta sonunda dikkatimi dağıtacak birşey olmaması gerekiyordu ve sanırım bunu küçük hasarlarla atlatabilmiştim. Endo'nun "Scene'in yaş ortalaması her yıl 1 yaş artıyormuş" esprisi aslında iyi bir tesbitti. Eskiden 20'li yaşların doldurduğu masalar şimdi kelli felli, göbekli, evli çocuklu heriflerle doluyor ve eminim hepsi benimle benzer ayarlamaları yapmışlardı. Bu durum yurt dışında yapılan partilerde de değişik değil. Bu yıl breakpoint'te de bebekler, parmağı yüzüklü orta yaştaki "gençler" hatta "amca"lar vardı. Sanırım ben de onlardan biriyim artık.

2. Öncesi

Bir önceki gün geç yatıp geç mi kalksam, erken yatıp erken mi kalksam diye kafa yoruyordum. Sonunda geç yatıp geç kalkmaya karar vermiştim, saat 10 gibi uyanıp yola çıkacak, böylece partide gece yarısı uyuya kalma olasılığımı azaltmaya çalışacaktım. Fakat Cumartesi sabahı oğlum hafif hasta olarak uyandığı için sabah 8'de kalkmak zorunda kaldım ve eczane peşinde koşturmaya başladım. Bu durumda geç yatıp erken kalmış ve uyuya kalma olasılığımı maksimize etmeyi başarmıştım. Evdeki tüm işler bittiğinde saat 12'yi bulmuştu ve eşyaları bir bir arabaya yükleyerek hızla Boğaziçi Üniversitesine doğru yol aldım.

Hydrogen ve Endo'nun arabayla gelecekler için hazırladıkları müthiş tabelalama yetenekleri sayesinde parti mekanına 1 saat gecikmeli olarak ulaşabildim. Parti banner'ını hiçkimse tarafından görülemeyecek bir yere asma konusundaki becerilerini code ve grafik konusunda gösterebilirlerse Breakpoint'de yarışacak süper ürünlerimiz var demektir.

3. Giriş

Arabayla oraya buraya girmeye çalışarak geçirdiğim onca sinirli dakikanın sonunda parti mekanına girdiğim anda boğaziçi üniversitesi çarpık peysajının yarattığı tüm sinir ve stres bir anda uçup gitmişti, sanki bir başka boyuta geçmiş gibi herşey geride kalmıştı. Kapıda beni Endo ile Hydrogen karşıladı. Nightshift07'te suratı biraz asık olan Hydrogen, bu yıl nedense çok keyifliydi, sürekli gülüyor, eğleniyordu. Bilmiyorum o dönemler başından neler geçiyordu, ama her ne varsa o dertleri bugüne kadar sürdürmemesi onun adına güzel olmuş bence.

İlk gün erken saatler olmasına karşın parti mekanı şimdiden dolmaya başlamıştı. Ben kendime yeni bir "Crescent" üyesi olarak, grubun geçen sene oturduğu masayı seçtim ve bagajdaki yükü Hydrogen'in yardımıyla boşalttım: 1084S, 37 ekran philips tv, Alco'dan bir ay önce ödünç aldığım zx spectrum +3, amiga 600, xps m1330 laptop bol miktarda yiyecek, içecek, uyku tulumu. Ben aygıtları yeni takmıştım ki kapıdan tanıdık simalar girmeye başladı. Sanırım Deniz Can Çelik geldi önce, scene'in sessiz gazetecisi. Elinde ses kayıt cihazıyla röportajlar yapar ve sonra yazılı olarak yayınlar. Lw3d, eski bir amigacı,üstelik köklerinden mesleki olarak da kopmuş sayılmaz, bir Newtek distribitörü. Peşinden Özkano, tam bir retro tutkunu, ve bu işe hepimizden daha fazla zaman ayırıyor olsa gerek, modifikasyon konusunda da bulabileceğiniz nadir kaynaklardan biri. Onların getirdiği aletler içerisinde uzun zamandır görmek istediğim bir alet vardı: PC Engine! Sadece japonyada popüler olmuş bu alet, bence yapılmış en başarılı konsollardan biri. Sadece donanım olarak değil, japonyada o kadar tutumuş ki üzerinde binlerce oyun da var ve hepsi iyi. Neden dünyaya yayılamadığı bir muamma. PC engine ile geçirdiğim 3-5 dakikalık flörtten sonra içeriye Alcofribas girdi ve ben de belki başka biri de görür de inceler diye PC engine'i çalışır halde bırakarak alco'nun yanına geçtim (daha sonra pc engine'e her beraber geri dönecektik). Alco yanında bir (Schneider?) 6128 getirmişti. CPC ile son zamanlarda aşina olduğum için hemen başına geçip kurcalamaya başladım ve birkaç dandik demo izledik. Bir ara Skate, "Arkadaşlar birazdan hepinizi commodore demolarına doyuracağım" dediğinde bizim bu işlere karnımız biraz tok olduğu için, amstrad'ı da bağlayalım dedik, Skate "elbette çok seviniriz" dese de uygun kabloyu bulamadığımızdan dolayı bu mümkün olamadı.

Saat kaçtı hatırlamıyorum, bir anda acıktım. Önce Deniz "ben de acıktım yahu" diyerek bana katıldı, ama herkes yerleşmekle meşguldü, seminerler sürüyordu, çıkmayalım biraz bekleyelim beraber çıkarız dedim.

Partinin bu kısmında biz Alco ile bir ROM yazma aşamasına geçtik. ZX spectrum için +3e romlarını uzun zamandır takip ediyordum. Bu rom sayesinde birkaç direnç ve birkaç triyak dışında hiçbir ek donanıma ihtiyaç kalmadan Spectrum'a IDE harddisk bağlama şansımız oluyor. Özkan'ın getirdiği Willem rom yazıcısı ile elimizdeki boş romları bir güzel doldurmaya başladık ve ben bu işten acayip keyif aldım. A600'ümü KICK3.1'e, Spectrumumu DOS1.37'ye yükseltmiş oldum. Bu bile şimdiden gerçek bir kazanım olmuştu. Ama bu böyle bitmedi, partinin süprizini Alco ve LW3D el birliğiyle beni ihya ederek yaptılar, bana bir adet Zx Spectrum +3 hediye ettiler! Bu aldığım en güzel hediyeydi belkide (tamam lisede hediye edilen Deep Purple (Fireball) ve Guns'n'Roses(AppetiteFD,Lies) Plaklarında da sevinçten ne yapacağımı şaşırmıştım ama bu da bir o kadar iyiydi). Bu hediye için, Gökhan, Türker ve Özkan'a ne kadar teşekkür etsem azdır. Aslında bugün yazıyı revize ederken sürekli masamda duran +3'ümün Türkiye'de ne kadar ender görülen bir makine olduğunu düşünüp duruyorum ve seviniyorum. Abartmadan söylemeliyim ki, hiçbir retrocu kolay kolay +3'ünü hediye edemez.

Bu olaylar gerçekleşirken bir taraftan grup arkadaşlarım impetigo ve beast gelmişler, kurulmaya başlamışlardı. Impetigo, "Ya bu ne sessizlik, biraz ses olmalı burda" diyip kolonlardaki sesi yükseltince aniden "Ya işte eksik buymuş, breakpoint'te müzik hiç eksik olmazdı" dedim ona. Elbette içinde bulunduğumuz mekan çok küçüktü ve biraz sonra uyarı geldi biz de müziği bir süre kapamaya karar verdik.

Bu arada iyice açlıktan kudurmuş ve ona buna "hadi gidelim yiyelim" diyordum, ensemdeki Deniz Can Çelik'in "hadi biz gidelim yiyelim, böyle olmayacak" baskısı gittikçe artıyor, artık doğru karar veremiyordum. Zaten mekanda iki gruplu gibiydim, bir scene aktivitelerimi oluşturan Crescent ekibi (ki Alco'nun bu konuda bir tesbiti var, Türkiyede iki aktif grup var, bir Crescent, iki Glance diyor, Bronx uykuda olduğunu söylüyor. Kısmen de haklı. Impetigo ve Wisdom sürekli üretimde olan arkadaşlarımız) ve scene dışı 8bit hobi aktivitelerime maruz bıraktığım CGTR ekibi. Her iki grupla da vakit geçirmek istediğimden ve bu iki hareket bir araya gelemediğinden dolayı her iki tarafla da tam ilişki kurmayı başaramadım. Neyse, sonunda bir mucize oldu ve Lw3d, alco, deniz, beast, impetigo aynı anda harekete geçtiler ve tam çıkarken skate lw3d ile alco'nun önünü kesti, bir görev verdi, onlar dönmek zorunda kaldılar. Bu arada Deniz haklı olarak dellenip, "ben gidiyorum artık" diyerek çıktı. Bir süre sonra biz de Crescent ekibi olarak yola koyulduk. Ne yiyelim, nerde yiyelim, o vejeteryan (impetigo), bu şekeri yüksek(wisdom), öbürü doymam (Beast) derken bir baktık ki Orga'lar toplanmış bizi solluyorlar ve "hadi vandırlend'e" diyerek bizi çağırıyorlardı. 10 kişilik bir yemek grubuna katılarak güzel bir ziyafet çektik. Bu sırada Skate, şu anda tekrar kuramayacağım bir cümle kurdu, "Eyvah, abi saat 7'de seminer başladımışlacaktı" gibi bişey, ki saat 7'yi 5 geçiyordu. Sonra hep beraber yemeye devam ettik.

Orga'ların programa bağlılıkları konusundaki relaks durumlarını mutluluk içinde fotografladık.

Şekil 1.

Güzel fotograflar çekip, geyikler yapıldıktan sonra, Skate panikle, "ben çıkayım yahu" deyip Hydrogen ile birlikte yıldırım gibi çıktılar mekandan. Biz de yemek sonrası biralarımızı alıp mekana döndük. Bu kadar kalabalık ekibin hiçbir ödeme/hesap sorunu yaşamadan restorandan çıkması gözlerimi yaşarttı doğrusu. Demekki oluyormuş.

Karınlar doyunca herkes aksiyona geçmişti. Bu sırada Alco ve Lw3D, forumun elektronik dehası Tolga'yı alıp kaçmışlardı. Sonra öğrendiğime göre amstrad ve spectrum'cuların kullandığı DSK sistemini floppy emulatörüne uyarlamaları için ikna etmeye çalışmışlar. Düşününce, mükemmel olurdu bu işte.

Bir ara nightlord'un selamı ve webcam'i ortalarda dolanmaya başladı, bir ara görüşmek için endo'nun yanına gittim, "şimdi koptu abi" dedi kaçırdım, başka bir anda yine aradım, bulamadım. Ama o beni unutmamış neyseki bir scener yanıma yaklaşıp "Ref sensin değil mi?" dedi, "Nightlord seni istiyor!". Bu cümle parti sonrasında küçük bir geyik konusu oldu. Lw3d görüşmeye giderken yakasını paçasını düzeltip, "nasıl, iyimiyim? Kravat düzgün mü?" gibi sorular sordu.

Nightlord gerçekten de değişik bir adam, ben sadece 5-10 dakikalığına webcam bağlantısı kurdu sanıyordum, meğer bütün gece ordaymış. Hatta ben, partinin son dakikalarında, "bişey yapmalı, elim boş çıkmamalıyım" falan diye dövünüp "İlk Partim Rehberini" fotograflarken arka planda fotografa giren bir laptop'un ekranında nightlord'un webcam görüntüsü çıkmış.

Bilgem yüce görüntüsünü pekiştirebilmek için alt açıya yerleştirdiği kamerası ve tanrı tarafından aydınlatıldığını zikreden tepe ışığıyla, webcam başında ziyaretleri kabul ediyordu.

Şekil 2.

Gece yarısı olmuştu ki, impetigo bana "Süpriz yarışma konusu neymiş?" diye sorunca hemen Skate'e koştum, "Labirent!" dedi, "İçinde labirent geçen bir oyun". Biraz düşündüm ve hemen koda başladım. Sabah 10'da deadline vardı, önümde uzun bir 9 saat vardı nede olsa. C# ve XNA kurdum, başladım yazmaya. 2 saat sonra elimde ortada anlamsızca gezinen arabalar olmuştu ki kahve molası geldi çattı. Kahve makinesinin başında ise nihayet Turbo ile başbaşa kalmıştım! Geçen partide bana, "Bak bu partide varsın ya, sonra gelmezsin sen" diye bir iğnelemede bulunmuştu, scene'in kapısından bir görünüp kaybolanlar olduğunu bilerek. Ben de ona ceza olarak grafik çizdirdim. Labirent oyunum için laptopumun başına oturup yaklaşık 1 saat boyunca küçük arabalar çizdi. Bu süreyi bende Rom yazmak, Pc Engine oynamak, minimig kurcalamak, CPC'ye 10 Print "CPC Sucks"; : Go to 10 programı yazmak suretiyle bir bug keşfetmekle geçirdim. Şöyle, CPC satır sonunda metni alt satıra taşıyamıyordu, bu sebepten satır başında hiç "ucks" kelimesi yoktu. Cık cık..

Turbo, sürpriz yarışma denemem için 6 adet yarış arabası pikselledi.

Şekil 3.

Oyuna döndüğümde iyice uykum gelmişti, fakat sabah 7'ye kadar kod kasmaya devam ettim. Oyun oyuna benzemeye başladığında ise enerjim tamamen bitmişti, do-or-die dengesinde bu sefer "die" tarafında kalmıştım işte. Vigo arada gelip bana gaz vermeye çalıştı ama beyin artık durmuştu. O aşamada masadan kalkıp, bana "Aldın spectrumu bidaha uğramıyosun, bu kadarmış demekki" laflarıyla takılan CGTR camiasının yanına geçtim. İyikide yapmışım, çünkü uzun zaman görüşemeyecektik belli ki. Bu arada Alco'nun getirdiği sandwichleri de lüplettim elbette, biraz enerji geldi kanıma.

Yorgun cgtr amcaları bir arada poz verdiler.

Şekil 4.

Sabah 8 gibi, Zonguldak'tan Domino, kardeşi ve Yatuyu gelmişti. Elbette herkes uykusuz ve yorgundu. Parti kısa olunca çoğu kişi uyumamayı tercih etmişti. İşte bu bezgin ortama ellerindeki AmigaONE ile biraz hareket katmayı başarabildiler. Bu kısım özkan'a yaradı çünkü evdeki A1 hakkında değerli bilgier ve dosyalar edindi. Dosyaları kopyalama sırasında amiga "Önümüzdeki hafta kopyalayacağım", "Yılbaşında kopyanız hazır olur", "Şu anda kopyalama işinde 2 kişi çalışıyor, 4 ay erteledik","Kopyalamayı bitirmek üzereyiz, 50 dolarlık kupon almak istermisiniz" hataları verdi. Ama 2 crash ve 1 reset sonrasında nihayet işlem tamamlandı.

Sonrasında ben bir ara belki oyunu bitiririm diye laptop'un başına döndüm, bir iki satırdan sonra "şöyle bir kafamı şu masaya yaslıyım bakiim" dedim ve uyuya kalmışım, saat 12:15'de uyandım. Bir önceki günden kalan yorgunluk beni gafil avlamıştı.

4. Pazar

Deadline çoktan geçmiş ben bilinçaltımın bana oynadığı hain oyunun kurbanı olmuştum. Oyunun berbat olduğu konusunda kendimi bayağı inandırmış olmalıyım ki farkında olmadan uykuya teslim etmişim kendimi.

Artk yorgunluğun verdiği beyin durgunluğu hakim olunca en az beyin aktivitesi gerektiren şeye giriştik. Oyun oynamaya. LW3D'nin pcengine oyun kartları o kadar harika görünüyordu ki herkes katalogdan oyunları seçip söküp takmaya başlamıştı. Sonra bir shoot-em up herkesin ilgisini çekti çünkü ben daha ilk elime aldığımda rekor yapmıştım. Rekoru joypad'in ateş tuşunu döverek yaptığım için milletin ilgisini çekti durum. Sonra herkes beni geçmeye çalıştı. Yıllar boyu kimse onun başında bu kadar eğlenmemişti, büyük olasılıkla daha birkaç yıl kimse o pc engine başında çocuklar gibi eğlenmeyecekti. Bu büyük haz içinde bulunan PC engine sonunda conta yaktı ve sesinin kalitesini yitirdi, çatlak patlak çıkmaya başladı.

Lw3d dahi şansını denedi ama 111520'lik skoruma en çok yaklaşan 45980 ile dominoydu.

Şekil 5.

Sonrasında parti mekanında yavaş yavaş çıkışlar başlamıştı. Saat 2 gibi mekanın büyük kısmı boşalmıştı. Üzücü bir durum, yarışmalara kimse kalmamıştı. Seyircisi olmayan bir scene nedir ki?

Bir yıldır beklediğim 7D8 bitmekteydi ve ben hiçbirşey teslim edememiştim. Elime fotograf makinemi aldım, Impetigo, "Al sana hediye 512MB XD kart!" dedi. Artık birşey yapmak şart olmuştu. Parti öncesinde Alco ile bir fotoroman çekmek konusunda anlaşmıştık. Ama konu hakkında birşey hatırlamıyordum, Alco'ya koştum, "haydi ne çekiyoduk biz" dedim, suratıma baktı, "Ulen bunca saattir nerdeydin?" gibi bir ifade belirdi, evet bize çok daha pratik birşey lazımdı. Hızlı düşünüp etrafıma şöyle bir baktım, hydrogen pixel compo için hazırladıkları ürüne son rötuşlarını yapıyordu, diğer tarafta Domino yeni gelmişti, onun enerjisi tamdır diye kamerayı eline tutuşturdum. Hydrogen'in yanına iliştim, "Fotograf çekicem" dedim, "Çek" dedi. "Domino, şöyle geç, çek" dedim, çekti. Sonra Beast'in laptopundan "Nightlord'un ilk partim rehberi" ni açtık, ordan okudum, aynısını yaptık, çektik. Ben bu organizasyonu yapma çabasıyla etrafta kırkayak gibi gezerken bir yerden "Hocaaam!" diye bir ses duydum, bir de baktım ki bizim okulun İletişim Tasarım bölümü öğrencileri partideler! Bu harika tesadüf, kutsal bir sinyal olmalıydı. Acilen onları da bu projeye ekledim. Sonuçta toplam 5 dakikada çekilmiş bir ürün çıkmıştı, içim artık rahattı. Halen nightshift07 videosunu yayınlamadığımı hatırladığım için bu sefer işi parti mekanında bitirmeye karar verdim. En çabuk şekilde Powerpoint sunusu haline getirmeye karar verdim. Ben PP ile uğraşırken bir taraftan yarışmalar başlamıştı. Bir taraftan müzikleri dinledim, bir taraftan sunuyu hazırladım. Domino'ya fotografları çektiği için de teşekkür etmeyi unuttum sanırım. Nightlord'un Resimli Parti rehberine http://www.veanewmedia.com/ardae/fish/ilk_partim_rehberi.ppt adresinden ulaşabilirsiniz.

Parti rehberini çekme sırasında bile bir sohbet ortamı oluştu, kalabalık bir süre dağılmadı.

Şekil 6.

Bu yıl, Scene'de görülen sürekli gerileme ile paralel bir ürün azlığı vardı. Söylendiğine göre 7Dx bu yıl rekor katılımcıya ulaşmış. Fakat ürünler yok denecek kadar azdı. Bu yüzden bu konuyu açmak bile istemiyorum. Elbetteki iğneyi kendime de batırmalıyım. Klasik söylemle "Ben yapmazsam, sen yapmazsan kim yapacak bu ürünü?" diyerek, bu yıl Bronx demosu dahi görmedik diye de dövündük.

Yarışmalar bittiğinde herkesin enerjisi tamamen tükenmişti, zaten paketlerini toplamış olan Scener'lar hızla mekan'ı terketmeye başladılar. Ben genellikle son dakikaya kadar kalıp organizatörlere toplanma konusunda yardım etmeyi tercih ederim ama bu sefer ortada kimse kalmamıştı, bu yüzden toplandığım gibi arabaya atlayıp evin yolunu tuttum. Umarım organizatörler fazla yorulmamışlardır.

5. Sonuç

Partiye gelecek kişilere önerim şudur: Gelin. Evet, temel bir sorunumuz var ki bu da Demoparty'lerin tüketim değil üretim odaklı olduğudur. Fakat zaman o kadar az ki, birşeyler üretmek kolay değil. Kodlamaya ve grafiğe son derece hakim arkadaşlarımız bile, elleri boş ya da çabukça kotarılmış işlerle geliyorlar partilere. Umarım bu bahtsız gidişi kırabilir, bol ürünlü, sanatsal damarı gelişmiş coder arkadaşlarımızdan kendi partilerimizde görebiliriz.

Bu ürün kıtlığına karşın, bu parti çok daha önemli bir amaca hizmet ediyor: tanışma ve arkadaşlık yenileme. Birçok çekingen arkadaşımız (belli ki nightlord'un tutorial'ını okumamışlar, ama artık ona da çözüm bulduk, resimlisi var) gelmiş ve kenarda oturmuş, sonra da çıkıp gitmiş. Bu o tür partilerden değil, olmamalı da. Bizler, bilgisayar bağımlıları, tanışmayı, konuşmayı ve oynamayı severiz, bu parti de bu işlevleri fazlasıyla yerine getirdi. Tanışanlar daha önceden planladıkları şeyleri yaptılar, tanışmayanlar tanıştı ve paylaştılar.

Ayrıca katılımın artması da bir kıpırdanma olduğunun göstergesi.

Organizatör arkadaşlar da ellerinden gelen herşeyi yapmaya çalışmışlar. Herşey sorunsuz ilerledi, güzel eğlenildi, kısa süreyle de olsa herkes oradaydı ve amaca ulaşıldı. Bu tür bir düzenlemeyi yapmak hiç kolay değil, üstelik ücretsiz. Bu organizasyonların kalitesinin/ürün sayısının artması bakımından ortaya bir para koymak gerektiğini görmüş durumdayım. Bu sebepten birdahaki 7Dx'de küçük bir miktar (20 lira gibi) alınırsa ortaya bir ödül de konabilir. Ayrıca bilgisayar lab da gerekli değil görünüşe göre, herkes makinesini getirmişti, wireless network ve projeksiyon+mikser yeterli bir parti düzenlemek için.

Bu konuda son beklentim Vigo ve arkadaşlarının Nightshift'i tekrar canlandırması. Daha büyük bir salonda, daha uzun süreyle, daha kalabalık bir ortamda, sadece müzik ve grafik değil, kaliteli demolar izleyerek eğlenmek dileğiyle.

6. 7D8 Puanlama

Grafik:5 Müzik:3 Oynanabilirlik:10 Tekrar oynama değeri:10

plazma - (2006 - 2011)