plazma - amatör bilgisayar kültürü

Domino'nun 7d9 Raporu

Alp 'Domino' Yener

7DX partilerine ilk kez geçen yıl katılmıştık. 7D8'e Zonguldak'tan 350km yol yapıp gidecektik ve partiye katılmaya karar veren tüm Zomco ekibinin Cumartesi günü işi gücü olması nedeniyle, "parti nasıl olsa iki gün sürüyor, biz de pazar günü katılırız" dedik ve Cumartesi gecesi yola çıkıp, Pazar sabahı saat 6 civarında parti mekanına ulaştık. Bilgisayar laboratuarından içeri girdiğimizde herkes uyuyordu! "Ulen, parti parti dedikleri bu mu" diye düşünürken, Skate ve daha sonra bizi gören diğer herkes, "siz yanlış yaptınız, partiye Cumartesi günü gelmeliydiniz" deyince, biz de "bu kez acemiliğimize geldi, bir hata yaptık, ama seneye mutlaka Cumartesi gününden parti mekanında olacağız" diyerek, 7D8 Demo Party'nin kalan kısmının tadını çıkardık...

7D8 bitti ve 7D9'u iple çekmeye başladık. Bu kez Zomco ekibi olarak bir karar aldık ve 7D9'a katılacak ve bu kez sadece olan biteni izlemeyip, en az bir release ile kendimizi gösterecektik... Bu kararı 7D8 dönüşü yolda almıştık ve hemen ardından, daha 365 günümüz var rehavetine kapıldık... 300 küsür günümüz var, ooohooo daha 200 küsür gün var, amaaaan daha 100 küsür gün var nasıl olsa rahat rahat birşeyler hazırlarız, 90 küsür, 80 küsür, 50 küsür derken 7D9 için son iki haftaya girdiğimizi ve henüz hiçbirşey yapmadığımızı fark ettik!

Partiye 15 gün kalmıştı ve oyun kategorisinde bir ürünle partiye katılmaya karar verdik. 15 gün içerisinde eli yüzü düzgün bir Shoot'em Up yazılabilirdi. İlk gün parallax star scroll rutini ve birkaç satır kodu tamamladım. Ertesi gün de bir miktar kod yazdım ve artık oyunun %20'lik bir bölümü hazırdı. Sonraki gün oyunu hazırladığım bilgisayarın harddiski bozuldu ve yedeği de olmayan kodlar diğer tüm arşivimle birlikte yok oldu! Bilgisayara yeni bir harddisk taktım ve ertesi hafta sonu, tüm Pazar günümü oyunu kodlamaya ayırmaya karar verdim. Ancak o hafta Cumartesi günü anneannemi kaybettim ve apar topar Balıkesir'e cenazeye yetiştim. O hafta da bu nedenle hiç birşey yazamayınca, parti haftası Cuma gününe kadar, Arda'nın oyun için hazırladığı birkaç sprite dışında elimizde hiç birşey yoktu...

Cuma akşamı evde toplandık ve oyunu yeniden yazmaya başladım. Star scroll rutini, birkaç satır kod ve tüm spritelar hazırdı. yatuyu son gün aklına gelen bir fikirle Wild Compo'ya da katılmaya karar vermişti. Bir mengene ile sıkıştırılmış Amiga disketlerini oldukça güzel bir şekilde fotoğraflamıştı. Ardından bunun gösterimi sırasında arkaplanda çalınmak üzere kısa bir chiptune hazırladı. Cuma akşamı bu müziğin son rötuşları yapılırken, daha önce partiye katılması için epeyce ısrar ettiğim, eski C64 coderı, müzisyen arkadaşım Yaren beni aradı ve partiye katılacağını söyledi. O anda aklıma bir fikir geldi. Yaren'in yıllar önce hazırladığı ve bazılarını dinlemem için bana da internet üzerinden gönderdiği müzik introları vardı. Bunlardan birini yatuyu'nun Wild Compo'ya katılacağı fotoğrafın fon müziği olarak kullanabilir miyiz diye Yaren'e sorduğumda bana Wild Compo'ya katılacak ürün için yeni bir müzik hazırlayabileceğini söyledi. Adam o gece uyumadı ve sıfırdan çok çok iyi bir müzik hazırladı.

Gecenin bi saatinde bana mesaj gönderip "kayıtları az önce bitirdim, sabah hızlıca bir mix ve mastering yapacağım" dediğinde şaşırmadım dersem yalan olur. Yaren bizden daha fazla gaza gelmişti.

Cuma akşamı geç saatlere kadar ayakta kaldıktan sonra, 2-3 saatlik uykunun ardından Cumartesi günü sabah 7'ye doğru partiye katılmak üzere yatuyu ile birlikte Zonguldak'tan yola çıktık... Geçen yıl yaptığımız gibi, İzmit yakınlarındaki üst geçit McDonald's'da mola verip (bu artık bizim 7DX geleneğimiz oldu sanırım) bol transyağ içeren kahvaltımızı yaptıktan sonra yola devam ettik ve saat 12 civarında parti mekanına ulaştık. Geçen yıl katıldığımızda partinin gerçekleştirildiği bilgisayar laboratuarını bulmakta oldukça zorlanmış, binaya arabayla yaklaşamadığımız için arabayı kampüs dışına park etmiş ve getirdiğimiz cihazları parti mekanına taşırken oldukça zorlanmıştık. Bu yıl arabayı binanın giriş kapısının önüne kadar yanaştırabildik ve işin en zor kısmını atlatmış olduk.

Şekil 1.

İçeri girdiğimizde henüz çok az katılımcı vardı. Hiçbirşey kaçırmamış olduğumuzu görüp, sevindik. Bizden hemen sonra Nightlord laboratuara girdi ve içeri girer girmez tanışma fırsatı bulduk. Ardından yatuyu ile birlikte kendimize bir masa beğendik ve cihazlarımızı kurduk. İçerideki herkeste haftalardır iple çekilen partinin artık başlamış olmasından ve orada bulunmaktan kaynaklanan bir heyecan, bir mutluluk hali rahatlıkla görülebiliyordu...

Dedim ya, bu kez sadece eğlencelik katılmıyorduk partiye. Deadline süresi gelmeden önce yetiştirmemiz gereken iki ürünümüz vardı ve pek de yetişecek gibi görünmüyorlardı. Kural gereği Wild Compo'ya video formatında katılmalıydık ve müziğimiz henüz bize ulaşmamıştı. Oyunun da tamamlanması gereken %80'lik kısmı beni kara kara düşündürüyordu. Kısa bir süre sonra Yaren beni aradı ve en geç saat 16'da parti mekanında olacağını, hazırladığı müziği email ile gönderebileceğini söyledi. Müzik elimize geçmişti ve gerçekten çok çok iyi bir çalışma olmuştu! Yaren'i kutladım ve müziği fotoğrafın arkasına yerleştirip 720x576 formatında bir video haline getirdim.

Fotoğraf bozulmuş ve berbat bir hale gelmişti. Sonra videoyu HD kalitesinde kaydetmeye karar verdim. Bu kez kalite bozulmadı ama ortaya devasa boyutlarda bir video çıkmış oldu. Seekmak adını verdiğimiz bu ürünle Wild Compo'ya katıldık ve katılan üç ürün içerisinde üçüncü olduk. Video formatında katılıp, ürün hareketli bir ürün olmayınca bu sonuç kaçınılmaz oldu ama müziğin bu ürün için hazırlanmış özgün bir çalışma olduğu fark edilmedi ve mp3 müzik kategorisinde yarışmaya katılsa kazanabileceğine inandığım Yaren'in çalışması arada kaynamış oldu...

Cumartesi günü Wild Compo'ya katılacak ürünümüzü tamamladıktan sonra partiye katılan diğer katılımcılarla kaynaşmaya da biraz vakit ayırdık. Flash tabanlı, şu ana kadar yapılmış en iyi River Raid remake'ini hazırlayan İlker Görkem tanışma fırsatı bulduklarımızdan biriydi. Daha sonra commodore.gen.tr ekibinden Alcofribas ve Ozkano da partiye geldiler ama kısa bir süre kaldıktan sonra mekandan ayrıldılar. Onlardan kısa bir süre sonra da LW3D ve modelist geldi ve onlar da bir süre kaldıktan sonra ayrıldı. Bu yıl commodore.gen.tr ekibinin partiye katılımı çok düşük seviyede kaldı. Açıkçası bu durum beni rahatsız etti. Özellikle Özkan'ın yanında birsürü cihazla gelmesi ve çok kısa bir süre kaldıktan sonra mekandan ayrılması kafalarda bazı soruişaretleri bıraktı. Kulağıma gelen ufak tefek şeyler olsa da, CGTR dahilinde nedenini ve içeriğini tam olarak bilmediğim bazı gerginlikler ve kırgınlıklar var ve bence bu durum commodore.gen.tr'ye zarar veriyor. Benzer olayları yıllar önce amiga.gen.tr'de yaşamış biri olarak bu gidişatın sonunun hiç de iyi olmadığını düşünüyorum. Umarım aynı şeyler yaşanmaz...

Şekil 2.

Her neyse, konunun dışına fazla taşmadan tekrar partiye dönelim. Saatler geçiyordu ve hazırladığımız oyun ile ilgili ufak tefek gelişmeler olsa da oyunun yetişmesi pek mümkün görünmüyordu. Kodlama yapmam gerektiği sıralarda dayanamayıp katıldığım, akşam saatlerinde düzenlenen Off Road ve Microprose Soccer oyun yarışmaları benim için hüsranla sonuçlanmış olsa da son derece eğlenceliydi. Off Road'da rakibimin arabasını kendi arabam sanmam ve yarış alanında salak salak sağa sola çarpan sarı arabanın aslında benim arabam olduğunu yarışın sonunda anlamış olmam tam bir komediydi. Hemen ardından Microprose Soccer'da gerçekleşen erken finalde Vigo ile eşleşip, çok çekişmeli geçen bir maçın ardından 5-3 yenilerek daha ilk turda elenmem oyun yarışmalarında sonumu getirmiş olsa da, Vigo'nun attığı her golden sonra şampiyonlar ligi finalinde gol atmışçasına sevindiğini görmek ayrı bir keyifti. Oyun yarışmalarının ardından geç saatlerde parti mekanında yaşanan sohbetler de insanı cezbediyor, Pazar sabahına yetiştirilmesi gereken oyunu, deadline'ı falan unutturuyordu. Özellikle Deniz Can Çelik'in gece, Polat 'Zebani' Yarışçı ile gerçekleştirdiği röportajı izlemek oldukça keyifliydi. Deniz bu röportajı yayınladığında mutlaka okumanızı tavsiye ederim...

Artık bilgisayar başına oturup, oyunu tamamlamak gerekiyordu. yatuyu bir yandan oyunun müziğini hazırlamak için uğraşırken, ben de geri kalan %80'lik kısmı kodlamaya başladığımda saatler gece 12'yi geçiyordu. Gece 2 civarında yatuyu müziği tamamlamak üzereyken, kullandığı ProTracker programı çakılınca, o ana kadar kayıt etmemiş olduğu müzik uçtu ve yatuyu "böyle işin aq, ben yatıyorum" diye söylenerek bir köşeye çekildi. Tamamlanması gereken bir oyun ve olmayan bir müzikle başbaşa kalmış halde sabaha kadar uyumadan kodlamaya karar verdim. Bir ara bunaldım ve ProTracker'ı açıp birşeyler tıngırdatayım dedim. Yarım saatlik bir uğraşın ardından kötü de olsa ortaya ilk mod müziğimi çıkarmış oldum ve artık oyunun müziği de hazırdı. Saat gece 4'ü geçiyordu ve oyunun yetişmesi kesinlikle mümkün değildi. Ani bir kararla "oyunda olması gereken bazı şeyleri kırpıp, oyunu yetiştirebilirim" diyerek, tam gaz kodlamaya devam ettim ve sabah 8 gibi oyunu başı sonu belli ve oynanabilir bir halde Game Compo'ya yetiştirdim. Tutelage adlı oyunla Zomco'nun ikinci product'ını katılımcıların beğenisine sunduk ve 5 ürünün yarıştığı game compo'da üçüncü olduk.

Parti boyunca tanışma fırsatı bulduğum başka arkadaşlar da oldu. Örneğin, uzun yıllardır tanıdığım ama hiç yüzyüze görüşme fırsatı bulamadığım datura ile ilk kez parti mekanında görüştük ve uzunca bir sohbet gerçekleştirdik. Ayrıca, cgtr ekibinden Gökçe de partiye OS4 kurulu A1200'üyle katılmıştı ve Gökçe ile de tanışıp bir süre Amiga sohbeti yaptık. Daha birçok arkadaşla kısa kısa sohbetlerimiz oldu ve tüm parti benim için oldukça keyifli geçti. Datura ile sohbetimizde "ben scene olaylarından pek anlamam, partiye gitsem döt gibi kalırım" zihniyetinde olan bazı arkadaşlarımızı da bol bol çekiştirdik. Umarım kulakları çınlamıştır...

Şekil 3.

Bu arada parti sponsorlarına da teşekkür etmeden geçmemek lazım. Biz herhangi bir ödül kazanamadığımız için Exper, Genius gibi ödül sponsorlarına değinmek istemiyorum.

İçecek sponsorlarına beni 24 saat ayakta tutan içecekler için, Milka'ya çikolataları için, Poğaçacı'ya harika poğaçalar ve sandviçler için, Wonderland'a yemeklerde sağladığı indirim için, ayrıca nereden geldiğini bilmediğim lezzetli çiğköfteler için sponsorlara kendi adıma teşekkür ederim.

7D9 Demo Party, başından sonuna dek tamamına katıldığım ve hatta product release ettiğim ilk parti oldu. Partiye genel katılım da oldukça fazlaydı. Sanırım bu yıl katılım rekoru kırılmıştır. Tüm organizatörleri bu harika organizasyon için tebrik ediyorum. 7DA'yı daha şimdiden sabırsızlıkla bekliyorum...

plazma - (2006 - 2011)