plazma - amatör bilgisayar kültürü

İlk Partim Rehberi

Bilgem 'Nightlord' Çakır

Yazarın Notu: Bu yazıyı 27 Şubat 2007 tarihinde yazmıştım. Yıllardır Türkiye’deki partilere gelen pekçok yeni insanın ilk partisinden biraz daha zevk almasını sağlamaya çalışan bu yazıyı artık Plazma bünyesinde de yayınlamam istendi hep. Ben de sonunda bu yazıyı Plazma’da yayınlıyorum.

İşin enteresan tarafı üzerinden beş yıl geçmiş olmasına rağmen yazıyı bugün okuduğumda verilen öğütlerin ve yapılan tasvirlerin bugün de hayli geçerli olduğunu söyleyebilirim. Scenerların tanıtıldığı kısımlar biraz eskimiş elbette. Burada adı geçen bazı scenerlar artık başka yerlerdeler, bazı scenerlar “yeni isim” falan diye tanıtılıyor, oysa ki şimdi “müdavim” olmuşlar “üstad” olmuşlar. Ama buna rağmen yazının orjinaline değişiklik yapmama kararı aldım. Ne de olsa bu yazı uzun soluklu bir rehber olmakla beraber aynı zamanda bir de fotoğraf karesi.

Bu arada bu yazının bir de 2008 yılında Ref tarafından yapılmış süper bir fotoroman versiyonu var. Kaçırmayın derim.

1. Giriş

Yaklaşan bir demo partisini duydunuz. İlginizi çekti ama kafanızda soru işaretleri var. "Nasıl bir ortam olacak? Kimler gelecek? Tanıdık olmazsa ne yapacağım ben? " gibi soruları olanlar için Türkiye'deki scene partilerini, ortamı ve içindeki insanları tanıtan bir rehber hazırlamaya karar verdim. İlk partinize giderken kafanızdaki soruları azaltıp daha zevkli bir parti geçirmeniz için yapmanız gerekenler aşağıda.

2. Günler ve Durumlar

Geldiğiniz gün ve saate bağlı olarak farklı bir ortam bulacaksınız. Eğer partinin başlarında geldiyseniz, mekanda 5-10 kişi olacak. Bunların büyük bölümü de organizasyonda görevli olacak. Bu kişiler sizi gördüklerine çok sevinecek. Kim olduğunuzu soracak kısa bir muhabbet yapmaya çalışırken başka bir organizatör onları çağıracak ve bir yerlere koşturmaları gerekecek.

Bu olayın negatif yönü bu saatlerde ortalık biraz boş olabilir. Eğer ses sistemi falan kurulmuş ise zaten ortamda scene müzikleri çalmaya başlamıştır. Büyük ekranda demo gösterimi de olabilir. Bu saatlerde mekanda olan bir parti acemisi için en zevkli olay, eğer biraz grup ve scenerların adını duymuşluğu varsa, gelen scenerların kim olduğunu tahmin etmeye çalışmak olur. Genelde gruplar zaten mekana kalabalık olarak gelirler. Şöyle bir dönüp bakarsınız ki "ooo Resident tayfası gelmiş". Daha old school gruplar ise mekana kucaklarında bir sürü makine ile beraber gelirler. Bu adamlar, genelde müzik compoya yapacağı müziği kendi c64'ünde tamamlamak isteyen müzisyenler veya grafiğe son "smooth çekme" işlemini tamamlamak üzere hacklenmiş Amigasında deluxe paint açan grafikerler olabilir.

Şekil 1.

Genelde bu ilk yerleşme aşamasında insanlara gidip ne yaptıklarına bakabilirsiniz. Bu esnada çok muhabbet dönmeyebilir. Ama insanlar sistemlerini kurduktan sonra zaten muhabbet edecek adam arama moduna geçerler. O sırada çılgınca kaynaşırsınız haberiniz olmaz.

Cuma gecesi geç saatlerde muhabbet ilk zirvesini yapar. Cuma gecesi saat 10 civarlarında hala mekandaysanız büyük olasılıkla mekanda oluşan kalabalık sohbet çemberlerinden birinde bulursunuz kendinizi. Bunlara "MJSÇ" (Multi Jenerasyon Sohbet Çemberi) denir. Bu çemberlerde genelde 3 jenerasyondan 2'şer, 3'er scener (80'ler, 90'lar, 2000'ler) artı mekana ilk defa katılan ve kendini kaptıran 6-7 yeni kişi olur. Toplam 15-20 kişi eski günlerden, eski oynanılan oyunlardan, gençken yapılan başarısız ama çok komik oyun yapma girişimlerinden falan bahsederler. Bu esnada karnınıza ağrılar girmiş halde gülerken saatin 04.00 olduğunu farkedersiniz. Bir kenara çekilip 3-4 saat uyumak iyi olabilir.

Cumartesi günü mekan artarak hareketlenmeye devam eder. Bu esnada ortamda artık binbir türlü hardware üzerinde insanlar birşeyler yapmaktadır. Ayrıca adını duymuş olabileceginiz bayağı efsaneleşmiş adamların sessiz ve mülayim şekilde ortamda dolaşan veya bir köşede birşeyler yapan kendi halinde adamlar olduğunu görürsünüz. Bu adamlar bir yandan "cool" görünürken yanlarına gidip tanışırsanız sizinle seve seve muhabbet eder. Hele de yaptıkları şeyle ilgili sorular sorarsanız, çeneleri düşüp her sorunuzu cevaplamaya başlayacaklardır.

Ayrıca ortamdaki insanlara bir bakarsanız etrafta sizin gibi ilk defa gelen ve sessiz sessiz ortamda dolaşıp ekranlara bakan insanlar görebilirsiniz. Şimdi bu insanlarla muhabbete girebilirsiniz ve pekçok yakın arkadaşlık aslında böyle başlar. Tanışıp artık mekanı incelerken iki kişi olarak dolaşmanın zevkini çıkarırsınız. Böylece gördüğünüz şeylerle ilgili yorumları paylaşır genelde seminerleri beraber izlemeye başlar ve compoları da beraber izlersiniz. Hatta partiden sonra gaza gelip beraber grup kurma olasılığınız da yüksektir.

Şekil 2.

Peki ilk muhabbeti nasıl başlatacaksınız. Eğer siz de çoğumuz gibi çekingen biriyseniz endişelenmeyin. Ben şimdi bu olayı tamamen çözeceğim. Bu benim kişisel tekniğimdir ve şimdiye kadar çok işe yaramıştır. Bütün yapmanız gereken şu adımları takip etmek

  1. Mekanda piksel grafik çizmekte olan bir grafiker bulun. Çoğu zaman insanlar grafikerlerin başında toplanır, çünkü grafikerleri iş başında izlemek gerçekten zevklidir. Aynı şeyi bir coder için söyleyemezsiniz mesela. Nitekim zamanında TRT2'de yayınlanan koca kafalı ressamın programını hipnotize olup saatlerce seyretmiş çok insan vardır.

  2. Yüksek sesle (ama saygı ve şaşkınlık ifadesi olarak) "Obaaaaa abi inanılmaz ya" deyin.

  3. Bu noktada birkaç şey olabilir:

  4. Eğer siz de bir grafikerin başında bekliyorsanız ve başka biri gelip de "obaaaa abi inanılmaz yaa" derse, hemen siz de atlayıp "sorma abi ben de burda şok halde izliyorum sabahtan beri" diyerek karşılık vermeyi unutmayın. Daha sonra ileriki safhalarda "sen de mi Nightlord'un ilk gelenler için hazırladığı rehberi okudun heh he" diye muhabbeti iyice samimi hale getirebilirsiniz. Bu esnada "valla sağolsun Nightlord ne iyi kalpli bi insan" diyebilirsiniz mesela. Yani muhabbet olsun diye yanlış anlamayın.

Bakın ne kadar kolay:

  1. grafiker bul

  2. "obaaa..." de tepki al

  3. veya "obaaa..." diyene tepki ver.

MJSÇ'lere katılım da bir diğer kolay kaynaşma yoludur. Bunlarda kimseyi tanımanıza gerek yoktur. Bi yerlerden yüksek kahkahalar yükseldiğinde oraya gidin bir MSJÇ bulacaksınız. Bir sandalye çekip yanaşın. Hiç birşey demeden oturup olaylara gülmeye başlayabilirsiniz. Ya da oturmadan "Ben de katılabilir miyim" diyebilirsiniz isterseniz. Bu durumda birileri hemen "tabi ne demek... merhaba isim ne? Nick (yani scenede veya forumlarda kullandığınız takma isim) ne?" falan diye zaten sizi hemen muhabbete çekecektir. Zaten sadece muhabbetleri dinleseniz bile çok iyi vakit geçireceğiniz garantidir.

MJSÇ'ler en çok yemek saatleri ve Cuma ile Cumartesi geceleri olur. Bazen sabaha kadar sürebilirler. İstediğiniz zaman MJSÇ'den ayrılabilirsiniz.

3. Bazı ipuçları:

  1. Scener'lara yaptıkları şeyleri sorun. Size göstermekten büyük mutluluk duyarlar. Aklınıza gelen herşeyi sorun.

  2. Bazı legendlarla mutlaka ama mutlaka tanışın. Bu konuya daha detaylı eğileceğim birazdan ama Türkiye'de bir partiye gidip de Vigo, Turbo, Hydrogen, Wisdom, Spritus, Anesthetic, Skate, Flexi gibi (daha da var nice legendlar) adamlarla bir kere el sıkışmadan mekandan ayrılmayın. Onlarin birşeyler üretme gazının size de bulaştığını hissedeceksiniz.

  3. Bazen bazı elemanlar ücra bir köşeye kapanıp compolara birşey yetiştirmeye çalışabilir. Bu adamlar şu an yaptıkları işin compo esnasındaki etkileyiciliği azalmasın diye göstermek istemeyebilir. Hoş görün. Zaten siz kibarca "bakabilir miyim?" siye sorarsanız, onlar da kibarca neden göstermek istemediklerini açıklayacaktır.

  4. Mekanda rahat olun aklınıza takılan birşey olursa organizatörlere sorun. Organizatörler size seve seve yardım eder veya edecek başka birini bulur. Parti tecrübesi olan herkes de sıze yardım etmek için can atacaktır.

  5. Eğer teknik veya sanatsal dallardan birine ilginiz varsa bu konularda ortamda olan iyi adamlara sorular sorun. Hangi araçları neden tercih ettiklerini öğrenin. Bunlar size hep fikir verecektir.

4. Bazı tanışacağınız Scenerlar hakkında bilgi

Vigo: Türkiye'nin en eski ve en çok tanınan scenerlarından biri. Mekana girdiğinizden hemen sonra etrafında insanların toplandığı herkese mutluluk saçan bir adam göreceksiniz işte o Vigo. Kaçırmanız imkansız. En eski ve köklü gruplardan Bronx grubunun liderlerinden. Fırtınalı bir scene geçmişinden sonra son 3-4 yılda Türkiye'de scene'in gelişmesi için en çok çaba sarfedenlerden biri. Onlarca platformda yüzlerce ürünü var. Vigo hakkında ayrıntılı bilgi için:

http://ugur.ozyilmazel.com/

http://www.bronxwhq.org/

Şekil 3.

Turbo: Gerçek bir legend daha. Dünyadaki bütün zamanların en iyi grafikerlerinden biri. Onu iş başında izlemek bir insanın sahip olabileceği en büyük şanslardan biri. Bronx'un kurucularından ve daha pekçok karpuzu daha aynı koltukta taşıyor. Ayrıntılı bilgi için bronx sitesine bakın ve partiye gelin

Spaztica: Türkiye'nin ilk scenerlarından. Şu anda Türk scenerların en çok bir araya geldiği tr-demoscene forumunun yöneticisi. Hem teknik hem grafik hem de web ile ilgilenen, engin bir genel kültüre sahip, tanışılması gereken ilginç bir kombinasyon. Ayrıntılı bilgi için:

http://www.obsesif.net/

Hydrogen: Mutlaka ama mutlaka tanışmanız gereken bir kişi. İkinci jenerasyon scenerlardan. Tutarlı özenli ve mükemmeliyetçi yapısı ile hem grafik hem müzik alanında aktif. Istanbul MMORPG oyununun grafikerlerinden. Scene'de yalnızca kendi ürünleriyle ilgilenmeyip bütün scene'in gelişmesi için çaba harcayan, Türk Scene'inin 2000'lerde yeniden toplanmasına ortam sağlayan 7dx partilerinin organizatörlerinden. Hydrogen'i yazıyla anlatmak pek mümkün değildir. Bizzat tanımanız lazım. Ayrıntılı bilgi için:

http://noname.c64.org/csdb/scener/?id=7730

Wisdom: Benim şahsen hayranı olduğum bir scener. 90'ların ortalarında yaptığı kaliteli releaseler ile o zamanlar aklımızı başımızdan almış bir guru. Türkiye'nin gelmiş geçmiş en iyi C64 coder'ı. Aynı zamanda çok iyi bir muzisyen. Bir dönem dünyanın en iyi müzisyenlerinin yer aldığı Blues Muz' grubuna davet edilmiş bir SID gurusu. Kendisi gibi kaliteli adamlardan oluşan Crescent grubu (Beast ve Impetigo) ile beraber partilere tam teşekküllü olarak gelir genelde müzik compoyu kazanır gider. Scene tarihi ve felsefesi ile ilgili engin bilgisi benzersizdir.

http://noname.c64.org/csdb/scener/?id=1108

Skate: Bir diğer C64 gurusu daha. Skate ile tanışmak için sizin birşey yapmanız gerekmez. O zaten cok sosyaldir ve partilerde etraftaki yüzünde soru işareti gördüğü herkesi tespit edip gider tanışır ve yardım eder. Bir nevi Vigo gibidir bu bakımdan. Kaçırmanız imkansızdır. Aynı zamanda son zamanlarda C64 dışı platformlarda da aktiftir. Dolayısıyla herhangi bir platformda herhangi bir ürün yapmak isterseniz her konuyu Skate'e danışabilirsiniz. Her platformda geniş bilgiye sahiptir (sanırım bu biraz da Bronx ekolü ) ama özellikle C64 üstünde hem Türkiyede hem de Avrupada isim yapmış bir kişidir.

http://noname.c64.org/csdb/scener/?id=8375

Şekil 4.

Spritus: Türkiye scene'inin bana göre Morpheus'udur. Yani Matrix'e karşı verdiğimiz savaşta dengeyi bizim lehimize çeviren kişi olmuştur. Harika bir grafiker ve çok iyi bir liderdir. Resident grubunun kurucusu ve lideri olarak Türkiyede son 3-4 yılda PC scene'in oluşması ve güçlenmesini sağlamıştır. Aynı zamanda kendi kabul etmese de iyi bir coder'dır. Bir partide tanıştıktan sonra hayat boy bağlantıyı kaybetmek istemeyeceğiniz süper de bir dosttur. Türk Scene dergisi Plazmanın editörü idi.

http://resident.tr-demoscene.info/

Moldibi Brothers: Endo ve Datura olmak üzere iki tanedirler. Datura cok az konuşan psikopatçasına usta bir grafikerdir. 2005'e yaptığı "notorious frog" çalışmasıyla damgasını vurmuştur. Avrupa'da insanlar resmin elle yapıldığına inanmamış fotoğraftan çevrildiğini düşünmüştür. Endo ise "ben pek anlamam" havalarında dolaşan bir garip coderdir. 8 saat içinde bir oturuşta sıfırdan 7d4-type adlı shoot'em right oyununu yaptığını kendi gözlerimle gördüm. Dolayısıyla görülebileceği gibi biraz "yalançı" bir kişidir. Bir gün canı sıkılacak ve gidip 4 tane dünya rekorlu demo partı kodlayacaktır (yaklaşık 2 saat içinde). Moldibi biraderlerle tanışmak çok kolaydır. Yanlarına gidilip "abi ben bugbomber ile ilgileniyorum" veya "ben lemmings oyunu yapmak istiyorum, siz tecrübeliymişsiniz. Bana anlatır mısınız?" diye sormanız yeterlidir.

http://noname.c64.org/csdb/scener/?id=4439

http://noname.c64.org/csdb/scener/?id=8376

Anesthetic: Spritus Morpheus ise Anesthetic de Neo'dur. Çoğu scener gibi o da yaptığı işlere nazaran alçak gönüllü kalmış bir arkadaştır. Yeni nesil scener olmasına karşın genel scene kültürü çok yüksektir. Akıllıdır, mantıklıdır, yeteneklidir ve ayrıca süper yazılar yazar. Süper bir adamdır yani. Matrix içinde uçabilir ve mermileri durdurabilir. 2009 gibi dünya sıralamalarında ilk 10'a girecek. Flexi ile beraber senkronize halde nefes alıp verdikleri ve kalp atışlarının örtüştüğü tespit edilmiştir

http://resident.tr-demoscene.info/

Flexi: Son dönemde sürekli daha iyi ürünler çıkaran yeni nesil müzisyendir. Hemen hemen hiç konuşmaz ama yine de gidip tanışılmalıdır. Akabinde de yaptığı her müzik takip edilmelidir. Bir kaç parti sonra karşılıklı iki üç cümlenin sarfedildiği uzuuun muhabbetlere girilebilir. Yani flexi ile tanışıklığınız yavaş ilerleyebilir. Ama buna değer.

http://resident.tr-demoscene.info/

Hyper: Süper yetenekli ve süper muhabbet bir grafikerdir. Beraber çalışması çok zevkli bir kişidir ve birkaç saatte bakmaya doyamayacağınız tasarımlar ortaya çıkarması ile tanınır. Fazla söze gerek yoktur. Çok güzel bir insandır. Mutlaka tanışılmalıdır. Özellikle grafik ile ilgilenenlere canla başla yardımcı olur.

http://www.bronxwhq.org/

Arcane: Kendisi rambodur ve candır. Bu konuyu ona açarak muhabbete girebilirsiniz. Çok yetenekli bir grafikerdir. Partilerin vazgeçilmez adamlarından biridir. Sürekli çevresindekilere huzur veren bir dinginliği vardır. Eğer partiye gelip hiçbirşey yapmasanız da gidip Arcane'in yanında 1 saat durup dinginleşip, hayatla barışıp sonra evinize gidebilirsiniz.

http://noname.c64.org/csdb/scener/?id=7117

Ragnor: En yeni nesil scenerlardan biridir. İyi bir coder ve iyi bir düşünce adamıdır. Plazma dergisinin editörüdür. Bir yerlerde birşeyler söyler veya yazarsa oturup dinlemekte veya okumakta cok fayda vardır.

http://ozanemirhan.blogspot.com/

Peandoas: İlginç ve iri bir scenerdır. Bir ayıyı çıplak elleri ile boğabilir. Fazla yamuk yapmamakta fayda vardır. Fakat bunun yanında acayip iyi niyetli ve partisever bir kişidir. Partilerden sonra süper yazılar yazar. Sonraki partiye kadar kaybolur. Tanışmakta ve kaynaşmakta fayda vardır. Ben de yeterince kaynaşabilmiş değilim

Mrr: Çok yetenekli bir son donem scener'ı. İnanılmaz Wild kategori eserleri ile bütün Avrupa'nın dikkatini çekmiş genç yetenek. Kullandığı acayip Apple ekipman ve ses sistemleri ile kolayca mekanda tanınabilir. Esas Invaders ve Story of the Long Box isimli çalışmaları vakit kaybetmeden izlenmelidir.

http://www.bronxwhq.org/

Bakkada, Oxzy ve Drey: Bu arkadaşlar Demodojo olarak da bilinirler. Türkiyenin en taze gruplarındandırlar

Gnostic, Stranger, Poison, Ghostrider, Esmaeild, Caisson, Hades, Aegis, Rephisto, Crockett, Joker, Naked Hamsters ve daha birçok kişi ile henüz ben de detaylı şekilde tanışma şansına erişemediğim için malesef çok detaylı bilgi veremiyorum. Bunun yanında şu an Türkiyedeki en kaliteli retro forumu olan commodore.gen.tr'den de pekçok arkadaş var tanışmak isteyeceğiniz (ve benim tanışmak istediğim): Lw3d, Coze (gecen sene tanıştık ama tanıştığımızı anlayamadan adam kayboldu ), Arda, Daima Genç, Alcofribas, Mathman, Juda, Doğudoruk, Devilish, Silencer bunlardan bir kısmı.

Yani bir partiye gittiğinizde ilgi alanınız ne olursa olsun çok küçük bir çaba ile (grafiker bul "obaaa de") süper insanlarla tanışıp çok güzel vakit geçirebilirsiniz. Yapılan etkinlikler, oyun yarışmaları ve en sonunda da müzik, grafik, demo ve wild yarışmalarındaki heyecan da cabası. Sizinle ortak ilgi alanlarını paylaşan ve karşılıklı bilgi alışverişinde bulanabileceğiniz yeni insanlarla (veya eski dostlarla) tanışmak istiyorsanız yaklaşan partiyi kaçırmayın...

plazma - (2006 - 2011)