plazma - amatör bilgisayar kültürü

İşlemsel Sanat

Ali Miharbi

Burak Arıkan

Algoritmik yolla veya matematiksel süreçlerle üretilmiş, derlenmiş veya bestelenmiş sanata işlemsel sanat diyoruz. Bilgisayarlarla yapılabildiği gibi yazılı komutlara uyarak otomatik olmayan yollardan da yapılabilir. İşlemsel sanat, bir akım veya ideoloji değil, sanatsal bir yöntemdir.

İşlemsel sanat sisteme dayalı bir sanatsal üretim yöntemidir. Kurulan sistemler, düzenli, kaotik, basit veya karmaşık olabilir ama genelde neden-sonuç ilişkisine bağlıdır, bu da onlara tekrarlanabilirlik kazandırır. Sanatçının yaptığı iş, sistemin çalışması için temel kuralları, formülleri oluşturmak, şablonları hazırlamaktır. Bundan sonra sistem kendi kendine işlemeye bırakılır. Buna belirgin bir örnek olarak Hans Haacke'nin fiziksel ve biyolojik sistemleri sanatsal kullanımı gösterilebilir.

1. İşlemsel Sanatın Temelleri

Sanatsal ürünün bir nesne değil bir sistem olarak konumlandırıldığı ilk deneyler, bugün bu alanda çalışan sanatçıların ilham kaynağı olmuştur.

Şekil 1.

Marcel Duchamp, Rotary Glass Plates, 1920: Metal bir eksen etrafında dönerken daire gibi gözüken beş renkli plaka

Tristan Tzara, Dadaist Bir Şiir Hazırlamak, 1920: Dada hareketinin kurucularından, şair ve yazar Tristan Tzara'dan bir alıntı:

  1. Bir gazete al.

  2. Bir makas al.

  3. Gazeteden, oluşturmak istediğin şiirin uzunluğunda bir makale seç.

  4. Makaleyi kes.

  5. Daha sonra makaledeki kelimeleri ayrı ayrı dikkatlice kes ve bir torbaya doldur.

  6. Usulca çalkala.

  7. Sonra her birini, birbiri ardından çek.

  8. Kelimeleri özenle, torbadan çekilme sıralarına göre not al.

  9. […]

Şekil 2.

Hans Haacke. Condensation Cube, 1963: Haacke'nin, buharlaşmanın doğal işleyişini kullanarak yaptığı küp şeklindeki kinetik heykel. Nesneden sisteme geçişi ilk ortaya koyanlardan.

Şekil 3.

Eva Hesse. Accession, 1968: Hesse küpün içinde yarattığı dokuyla sadece bir nesne üretmemiş nesnenin içinde olan bitenlere odaklanmıştır.

Yoko Ono. Painting for the Wind, 1961: Fluxus akımının önde gideni Ono resmi bir tarifle ifade ediyor. Tarif etmek en temel sistemsel etkinlik olarak ortaya çıkıyor.

Nam June Paik. Composition for Poor Man, 1961. Magnet TV, 1965: Paik Fluxus akımına yer yer dahil olmuş, odak noktası video sanatı. “Fakir Adam İçin Kompozisyon” bir etkinlik tarifidir. Bir gün birisi bunu uygulayabilir veya bu hergün uygulanıyor.

Şekil 4.

Sol LeWitt. Wall Drawings, 1963. Cube Structures, 1971-1974: LeWitt küp biçimini içinde olası bir matriks ile gösteriyor. Yine sanat ürünü olarak matriksli küp bir nesneden çok sistem ifade ediyor. Daha önce yaptığı duvar çizimlerinde de çizimi tarif ediyor LeWitt. Sonra başkaları bu tariflerden çizgileri çiziyor duvara. "Fikir, sanat yapan makinadır" diyen Sol LeWitt, bugün programcılığı sanatsal bir araç olarak kullanan birçok sanatçının ilham kaynağı.

Şekil 5.

Jean Tinguley. Homage to New York, 1960: Tinguley yaptığı kinetik heykellerle tamamen hayali sistemler kurguluyor. Kendini yok eden makinası MoMA'nin heykel bahçesinde patlıyor.

2. İşlemsel Üretilen Nesneler

İşlemsel bir yöntemle yaratılmış ürünler.

Nancy Burson. Güzellik Kompozitleri, 1982

Şekil 6.

İlk kompozit: Bette Davis, Audrey Hepburn, Grace Kelley, Sophia Loren, Marilyn Monroe.

İkinci kompozit: Jane Fonda, Jacqueline Bisset, Diane Keaton, Brooke Shields, Meryl Streep

Güzelliğin kültürel bir olgu olarak irdelenmesi; aynı zamanda bu projelerle 'morphing' tekniğinin gelişmesine de katkısı olmuş.

Jochem Hendricks:

Şekil 7.

Göz Çizimleri, 1992-93

Şekil 8.

Gazete, 1994

Gözü takip eden cihazla mesela günlük gazeteyi okuyup gözün izlediği yola göre bir çizim oluşturuyor.

Şekil 9.

Warren Neidich. Konuşma Haritası, 2002: Katılımcıların parmaklarına ışıklar yerleştirerek gündelik konuşmaların işaret dilinde ifadelerinin çekilen fotoğraflarından oluşan, ilk bakışta ses dalgalarının soyut resimlerine benzeyen görüntüler.

3. İşlemsel Çalışan Sistemler

Algoritmik olarak çalışmak üzere yaratılmış sistemler.

David Crawford. Stop Motion Studies

Şekil 10.

Casey Reas. Process 6

Şekil 11.

Jeffrey Shaw. The Legible City 1988-90: Kullanıcı bir bisiklet arayüzü ile, mimarisi harfler ve kelimelerden kurulu sanal bir şehirde, bir 'okuma yolculuğu' yapıyor.

Şekil 12.

Perry Hoberman. Cathartic User Interface (1995): İzleyiciler eski klavyelerle kaplı bir duvara toplar atarak teknolojinin sorunlarını dile getiren multimedya projeksiyonlarını ve sesleri harekete geçiriyorlar.

4. İnternet Tarihi

Internet'in nasıl basit ağlardan büyüyerek küresel bir ağa dönüştüğü.

Şekil 13.

4.1. ARPA NET

Soğuk savaş sırasında Rusya'nın olası bombalamalarına karşı Amerika'da güçlerin farklı merkezlere dağıtılması fikri üzerine ilk bilgisayar ağları ortaya çıkmaya başlıyor. DARPA'nın projesi üniversitelerde başlıyor ve zamanla bir çok kurumu içine alıyor.

4.2. Internet

Şekil 14.

WWW: İlk grafik arayüzlü tarayıcı Mosaic ile kullanıcı patlaması 1993

1995 yılında artık dünyada bir çok bölgesel ağ birbirine bağlanmış durumda.

5. Ağda Temsil

Internet üzerinde ağlı iletişim üzerine deneyler. "Internet sanatı projeleri, izlenmesi/ifade edilmesi/katılımının sağlanması için Internet'in hem gerekli hem de yeterli koşul olduğu projelerdir" -- Steve Dietz

İlk dönemde baskın özellik, kod ve yüzeyde gözükenler arasındaki farkın vurgulanması

Alexei Shulgin. FormArt Yarışması, 1997

Web'de iletişimin en önemli öğeleri HTML formlar. Shulgin bir form sanatı yarışması açıyor.

Şekil 15.

MTAA. Simple Net.art Diagram, 1997: MTAA ağ sanatının (kendisinden önce gelen ve nesneye dayalı olmayan süreç sanatı, performans ve happening'lere benzer şekilde) bir bilgisayarda değil bilgisayarlar arası bir ilişki olarak gerçekleştiğini bu diyagramla gösteriyor.

Heath Bunting. ReadMe, 1998: _readme'de, Bunting hakkında yayımlanmış bir makalenin her kelimesi, sonu ".com" ile biten bir web sitesine bağlanmış. Bunting 1998'de _readme'yi hazırladığında bu bağlantılardan çoğu, karşılığı olmayan kırık linkler iken zamanla firmalar en banal sözcükleri bile domain ismi olarak satın almış ve bugün sayfadaki linklerin hemen hepsi bir ticari siteye bağlı hale gelmiş.

Heath Bunting, Skint, 1996: Internet sanatının alınır-satılır bir şey olmaması bağlamında, esprili bir şekilde bir web sitesi üzerinden kredi kartıyla para isteyen Internet dilencisi projesi

Olia Lialina, Will-n-testament, 1998: Her harfi bir GIF dosyası olan şiir. Yüklenme hızına göre şiir ortaya çıkıyor. ağda Loading tiem temsili

Jodi (Joan Heemskerk ve Dirk Paesmans) 404.jodi.org (File Not Found) , 1998: Jodi sanat grubu bilgisayarların çakıldığı anları yakalıyor ve gösteriyor. (404, wwwwwwwww, asdfg, oss, sod gibi subdomain isimleri..)

Şekil 16.

Şekil 17.

Jodi, wwwwwwwww.jodi.org, 1993: İlk bakışta siyah üzerine yeşil ekran, yanıp sönen karakter çöplüğü, ancak ziyaretçi kaynak koduna baktığı zaman ascii-art stilinde yapılmış bir hidrojen bombası diyagramı ile karşılaşıyor.

Şekil 18.

Mark Napier. Shredder , 1999: Napier ressam geçmişiyle de bağlantılı olarak, girdiğiniz bir web sitesi adresinin öğelerinden soyut bir kompozisyon oluşturan bir çeşit web tarayıcı yaratmış. Web sayfalarını 'parçalayarak' saklanma, iletilme ve erişilme şekilleri üzerinde düşündürüyor.

Şekil 19.

Lisa Jevbratt. "1:1" (1999-2001): Web'in 1999 ve 2001'deki durumlarının karşılaştırılabileceği görsellemeler. "Every IP" isimli görsellemede, bütün WWW'deki her IP adresi renkli bir piksel olarak ifade edilip aynı zamanda da o adrese bağlı olunca arayüz ile "map" arasındaki sınır kalkıp arayüz ortamın bire bir temsili haline geliyor.

Şekil 20.

Eduardo Kac: Teleporting an Unknown State 1994-2003: Televarlık: Uzaktan kontrol ve gözetlenme üzerine deneyler. Internet kullanıcıları Web üzerinden açtıkları ışıkla karanlık bir odada duran bitkinin fotosentez yapmasını sağlıyorlar.

Şekil 21.

Masaki Fujihata: Light on the Net 1996: Tokyo'da Gifu Softopia Center'ın lobisine 7x7 düzeninde yerleştirilmiş 49 lambanın Internet kullanıcıları tarafından, 24 saat boyunca anında açılıp kapanabildiği bir sistem

Eva & Franco Mattes, (diğer adıyla 0100101110101101.ORG) "13 Most Beautiful Avatars" [2] 2006: Warhol'un "13 Most Beautiful Boys" ve "13 Most Beautiful Women" portre serisine benzer şekilde Second Life'da tanınan 'yıldız' avatarların portreleri

6. Ağda Eylem

Ağı organize eden en küçük birim protokol ve kontrol sistemleri üzerine deneyler.

Şekil 22.

Vuc Cosic. Documenta X, 1997: Cosic, Documenta 10 bittikten sonra yayından kaldırılmak istenen Documenta web sitesini, önceden kopyalıyor, ve kaldirildiktan sonra tüm siteyi tekrar yayına veriyor.

Şekil 23.

RSG. Carnivore, 2000: Carnivore veri ağlarında kullanılan, ismini ABD istihbaratının yazılımından alan bir gözetleme aracı. Carnivore yerel ağdaki tüm trafiği izliyor ve verileri istemcilere (client'lara) iletiyor ve buralarda inceleme, görselleme ve yorumlama imkanı sağlıyor.

Şekil 24.

010010101101001. biennale.py, 2001: 49. Venedik Bienali için yazılan ve Slovenya pavyonu'nda sergilenen bilgisayar virüsü

Şekil 25.

Etoy. Toywar 1999-2000: Sanatçı grubu etoy'un, isim benzerliği nedeniyle kendilerini kapattırmak isteyen eToys Inc. şirketine karşı açtığı savaş; 2 aylık global sanat etkinliği. Bir oyun. 4.5 milyar dolarlık zarar.

Christophe Bruno, The Google Adwords Happening. 2002: Christophe Bruno'nun Google'dan belli kelimeler 'satın alıp', bu kelimelerle arama yapan kullanıcıların reklam kısmında gösterilmek üzere şiirler yazdığı happening. Google tarafında reklamlarının içeriği, sitesinin içeriği ile uyuşmadığı gerekçesiyle kampanya durduruluyor.

Şekil 26.

ubermorgen.com, Paolo Cirio, Alessandro Ludovico; Amazon Noir. 2006: Amazon Noir takımının, yazdıkları programla Amazon sitesinden telifli kitapların verilerini çalıp 3000 kadar kitabı p2p ağlarında paylaştıkları, en sonunda Amazon'un dava açma tehdidi üzerine bu yazılımı Amazon'a satıp bir anlaşma imzaladıkları performans.

Hans Bernhard (ubermorgen.com) and Alessandro Ludovico (neural.it), GWEI - Google Will Eat Itself. 2005: GWEI (Google Will Eat Itself), "Global Web-Marketing and E-business Information Magazine" adı altında ticari bir web sitesi görünümüne bürünerek ve saklı bir web siteleri ağı kullanarak Google reklamları yoluyla para kazanıp bu parayı Google hisse senetleri almak için kullanıyor, Google'ın kendi kendini, kendi reklamları ile kendini yiyip bitirmesini hedefleyerek bilgi tekelini eleştiriyor.

Şekil 27.

The Yes Men: G.W.Bush (2000) Hicivli G.W. Bush sitesi

Dow Chemicals (2004) Sahte Dow Chemicals sitesi ve 1984'te Hindistan'daki Bhopal Faciası ile ilgili itiraflar

WTO (2000-2006) Dünya Ticaret Organizasyonu adına TV'lerde yaptıkları konuşmalar

Kimlik değiştirerek kendilerini büyük şirket patronları olarak tanıtmak suretiyle çıktıkları haber programlarında ve hazırladıkları sahte web siteleri ile vur-kaç taktikleri uyguluyorlar ve bu yolla aslında "kimlik düzeltmesi" yaptıklarını söylüyorlar.

7. Sonuç

ç

Biz bu yazıda 1990'ların ortasından 2000'lerin başına kadar yapılmış işlemsel sanat eserlerine ağırlık verirken bu alanda yapılan işler çeşitlenmeye ve değişik konulara eğilmeye devam ediyor. Bir yandan sanatçılar yeni teknolojileri kullanarak yaptıkları deneylere devam ederken, diğer yandan bu teknolojik yenilikler yaşamımıza girdikçe işlemsel sanat ile diğer sanat üretim yöntemleri arasındaki ayrım belirsizleşiyor, böyle bir ayrımın gerekli olup olmadığı sorusu da tartışılmaya başlanıyor. İşlemsel sanatın, Dada, pop sanatı, kavramsal sanat gibi bir akım olup bir süre sonra sona ereceği ama bir yandan da yöntemleri, fikirleri ile başka isimler altında etkisini sürdüreceği fikirlerinin yanında, bu yöntemlerin çağımızın üretim biçimleriyle birebir örtüşmesi nedeniyle günümüzün kültürünü ve kavramlarını anlamak için ideal bir yöntem olduğunu ve bir süre daha kısmen de olsa bağımsız bir disiplin olarak devam edeceğini savunanlar mevcut. Bunu zaman gösterecek.

plazma - (2006 - 2011)